YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11864
KARAR NO : 2023/2415
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2007/1190 E., 2017/469 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … Köyünde kain 2102 ile 2164 parsel numaralarını sıra ile taşıyan toplam 63 parça taşınmaz Kasım 1941 tarihli ve 30 nolu tapuya istinaden tapu maliki adına tespit edilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde … Köyü 2102 ila 2641 parsel … taşınmazların Kasım 1941 tarihli ve 30 nolu … Köyü, Kafkala Mevkii, kuzeyi Dimitri Veresesi ve Molla …, Batısı Dimitri Veresesi, Güneyi Molla …, Doğusu orman ile çevrili tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle gerçek kişiler adlarına tespit edilmiş ise de, sözkonusu tapu kaydının Hazinenin taraf olmadığı hasımsız olarak açılan Kartal Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.1956 tarihli ve 1956/267-479 Esas-Karar … kararı ile tapu kaydının 9.190,00 m2 olan yüzölçümünün 28.893,00 m2 ye çıkartıldığını, tapu kaydı sınırında orman ve rum isimleri okuması nedeni ile değişir sınırlı olduğunu belirterek Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz edildiğini, Kadastro Mahkemesinin 15.07.1965 tarihli ve 1963/1048-333 Esas-Karar … ilamı ile çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu 63 adet taşınmazın tapu kaydının bilirkişi krokisinde sarıya boyalı alan dışında kalan alanı kapsadığı kabul edilerek sarıya boyalı miktar fazlası alanın hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.10.1966 tarihli ve 3603-6095 … ilamı ile tapu kaydının hudutlarının genişletilmeye elverişli olduğu, tapu miktar fazlası olan bölümün zilyetlikle iktisabı mümkün ise davalı gerçek kişilerin zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması” gereğine değinilerek bozulduğunu, Kadastro Mahkemesinin bozma kararına uymayarak verdiği 28.11.1967 tarihli ve 1967/79-231 Esas-Karar … direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1975/286-18 Esas-Karar … ilamı ile bozulduğu ve yeniden kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 06.04.1976 tarihli ve 1975/18-15 Esas-Karar … ilam ile davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine bu tapu iptali tescil davasını açıldığını açıklayarak, tapunun miktar fazlası kapsamında kalan … Köyü 2102-2138 parsel numaralarını sıra ile taşıyan toplam 37 adet taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Fahriye … vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının Kadastro Mahkemesine süresinde gönderme talebi bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2006 tarihli ve 1998/442 Esas, 2006/315 Karar … kararı ile dava konusu parsellerin orman veya fundalık olmadığı ve bu suretle davacının iddialarının haklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.07.2007 tarihli ve 2007/8086 Esas, 2007/10222 Karar … kararıyla, “ilamda belirtilen şekilde yapılacak uygulamalar sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmalarında veya resmi belgelerde orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu saptandığı takdirde öncesi orman olan yerlerde 4785 … Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (4785 … Kanun) karşısında tapu kayıtlarına değer verilemeyeceğinden, dayanak tapu kaydının yasal değerini yitirdiği düşünülerek, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmeli, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğinde ise yerel bilirkişiler ve tarafların gösterecekleri tanıklar huzuruyla tapu kaydı yerine uygulanmalı, tapu kaydı tesisinde 10 dönüm (9.190,00 m2) yüzölçümünde olduğu, hasımsız açılan Kartal Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.1956 tarihli ve 1956/267-479 … ilamı ile yüzölçümü 28.893,00 m2 ye çıkartılmış ise de, bu durumun Hazineyi bağlamayacağı göz önünde bulundurularak 3402 … Yasanın 20/C maddesi gereğince sınırları Dimitri ve orman okuyan tapu kaydının miktarı ile geçerli olarak kapsamı belirlenmeli; miktar fazlası olan bölümün zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu düşünülerek fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı gösterir infaza elverişli birleşik kroki düzenlettirilmeli, toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır, denilerek hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uymak suretiyle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tüm parsellerin Orman ve Fundalık niteliğinde olmadığı,orman sınırının genişletilerek açılmadığı ve davacının davasının haksız olduğu anlaşılıp bu yolda mahkememize kanaat geldiğinden davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur gerekçesiyle bozma öncesi gibi davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili, bozma gereğinin yerine getirilmediğini, taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince 01.05.2008 tarihli oturumda bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereği yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamında açıkça dava konusu taşınmazın orman olmadığının belirlenmesi halinde; tapu kaydı miktarının Hazine’nin taraf olmadığı davada artırılmış olması nedeniyle Hazine’yi bağlamayacağı, sınırlarının gayrı sabit olması ve Rum isimleri ile orman okuması nedeniyle de zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğundan tapu kaydının miktarı ile geçerli olarak kapsamının belirlenmesi ve fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı gösterir infaza elverişli birleşik kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde; İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamına uygun şekilde orman olmadığı belirlenen taşınmaza uygulanan dayanak tapu kaydının tesis miktarı ile geçerli olduğu kabul edilerek, miktar fazlası yönünden davacı Hazine’nin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken,, bozma gereklerine aykırı şekilde taşınmazın orman olmadığının anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, uyulan bozma ilamına uygun bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.