YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12333
KARAR NO : 2023/6671
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Asli müdahillerin davasının reddine, davacıların davasınınkabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asli müdahillerin davasının reddine, davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı… (ölü) vekili, 09.04.1992 havale tarihli dilekçe ile, … ilçesi … Köyünde bulunan, dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, taşınmazı 1955 yılında satın aldığı ve halen zilyet olduğu iddiasıyla, taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle, asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
… (ölü), … ve arkadaşları 16.02.1996 havale tarihli dilekçe ile tapu kaydına dayanarak taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuşlardır.
Dava sırasında yörede yapılan kadastroda … Köyü, 101 ada 549 parsel … 11.038,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla malik hanesi boş bırakılıp, davalı olarak tespit edilmiş ve asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, tutanak aslının bulunduğu dosya ile görevsizlik kararı ile gelen dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne; ada numarasının değiştirilmesi sonucunda yeni ada numarası verilen 245 ada 549 parsel … taşınmazın tutanaktaki vasıf ve yüzölçümü esas alınarak, taşınmazın tamamı 80 pay kabul edilerek, …mirasçıları … ve arkadaşları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/3415 Esas, 2016/5329 Karar … kararı ile, orman bilirkişi raporunda, 1960 ve 1984 yıllarına ait memleket haritalarında, eski ve yeni tarihli hava fotoğraflarında aplikasyon yapılarak taşınmazın kullanım durumu ve bitki örtüsünün ne olduğunun açıklanmadığı, ziraat bilirkişi tarafından ise taşınmazın imar ve ihya ile zilyetlik durumunun tam olarak açıklanmadığı gibi taşınmazda iradi terk olgusunun bulunup bulunmadığının da değerlendirilmediği belirtilerek, yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde, davacı tarafın dayandığı satış senedindeki sınırların dava konusu taşınmaza uyduğu, dava konusu taşınmazın… vefat edinceye kadar onun tarafından, vefat ettikten sonra mirasçıları tarafından ekilip biçildiği, imar ve ihya edildiği, taşınmazın tarım arazisi olduğu, sınırları ile komşu parsellerden ayrıldığı, dava konusu taşınmazın amenajman haritası, memleket haritası ve hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde orman karakteri taşımadığı, içinde orman ağacı bulunmadığı ve orman niteliğinin bulunmadığı, …ve mirasçılarının zilyetliğinin tespit tarihine kadar devam ettiği, asli müdahillerin taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığı, dayanmış oldukları 1938 tarihli ve 59 cilt, 79 sahife 1 sıra no’da kayıtlı tapu kaydının zilyetlikle birleşmediği anlaşılmakla asli müdahillerin davasının reddine, davacıların davasının kabulüne, … ili … ilçesi … Köyü 245 ada 549 parsel … taşınmazın tutanaktaki vasıf ve yüzölçümü esas alınmak üzere ölü… mirasçıları adına verasette iştirak hükümleri uyarınca tamamı 80 pay kabul olunarak, 16 pay murisin oğlu … adına, 16 pay murisin kızı … (…) adına, 16 pay murisin oğlu … adına, 16 pay murisin oğlu … adına,4 pay murisin ölü oğlu …’in eşi … adına, 3 pay murisin ölü oğlu …’in kızı…(…) adına, 3 pay murisin ölü oğlu …’in oğlu … adına, 3 pay murisin ölü oğlu …’in oğlu … adına, 3 pay murisin ölü oğlu …’in kızı … (…) adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1998 yılında 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun) uygulamasına esas olmak üzere 6831 … Orman Kanunu (6831 … Kanun) hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ve 2000 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır.
İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin belgeler eksiksiz şekilde getirtilip, bu çalışmalarda dava konusu taşınmazın durumu saptanmamıştır. Ayrıca en eski tarihli ve devamındaki memleket haritası ve hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın durumu net olarak ortaya konmamış ve dava konusu taşınmazın kullanım durumu eski belgeler üzerinde incelenmemiştir. Bozma öncesi 14.11.2000 yılında yapılan keşif sonrası alınan orman raporunda dava konusu alan üzerinde ana kayanın kısmen toprak yüzeyinde olduğu, eğimin %20-65 olduğu, yer yer kahverengi esmer orman toprağı niteliği taşıdığının belirtildiği, ziraat raporunda eğimin yaklaşık %25 olduğu, dava konusu taınmazın toprak yapısı yer yer farklılık gösterdiği için bütün alanın toprağını bir karakterde düşünmenin doğru olmadığı, halihazırda işlenmiş şekilde olan yerin toprağının ziraat yapmaya uygun olduğu, bu işlenmiş arazinin güneyindeki kısmın %60-65 taşlılıkta ve yer yer anakayaya rastlandığının belirtildiği; yine bozma öncesi 21.05.2014 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan ziraat raporunda dava konusu taşınmazın %40-50 eğimli, yer yer dalgalı bir yapıya sahip, toprak yapısı taşlı kumlu olduğunun arazi üzerinde kendiliğinden büyümüş çayır bulunduğu ve otu biçilerek değerlendirildiğinin belirtildiği, 20. Hukuk Dairesinin iade kararı üzerine alınan ek raporda, dava konusu taşınmazın 1960 ve 1984 memleket haritalarında açıklık alan olarak sembolize edilen beyaz renkli alanlar içerisinde kaldığı, 1984 memleket haritasında yeşil boyalı alanların taşınmazın az bir kısmında görüldüğü, 1956 hava fotoğrafında açık alan olarak görüldüğü, eski yeni tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları itibarıyla değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmaz üzerinde çayır otlarından oluşan bitki örtüsü mevcut olup çevresinde ise sadece doğusunda … ve sarıçamdan oluşan ormanlık alan bulunduğu diğer yönlerde taşınmazla aynı özellikte ve yer yer küçük çalıların bulunduğu taşınmazların bulunması, taşınmazın doğusundaki ormanlık alanla bütünlük oluşturmadığı ve tespit edilen en eski tarihten beri devlet ormanı sayılan yerlerden olamdığının tespit edildiği belirtilmiştir. Bozma sonrası alınan ortak raporda dava konusu taşınmazın eğiminin %25-35 olduğu, 1946, 1955, 1982 hava fotoğrafları, güncel uydu fotoğrafı, 1960 ve 1984 memleket haritalarının incelendiği ancak incelemenin orman araştırması yönünden yapıldığı, taşınmazda kullanım olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığı, orman araştırması yönünden de 1946 hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın üzerinde ağaç olmayan açıklık alanlarda kaldığının belirtildiği ancak hava fotoğrafının çıplak gözle yapılan incelemesinde dahi dava konusu taşınmazın orman parseline yakın kısımlarının orman parselinden farklı görülmediği, 1984 memleket haritasında dava konusu parselin açık renkle gösterilen ağaçsız alanda yer aldığının belirtildiği fakat memleket haritasının net olmadığı ancak üzerinde sembol bulunduğu, bozma sonrası alınan raporun ne orman araştırması ne de zilyetlik araştırması bakımından hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve ayrıca dosya kapsamında daha önceden alınan raporlar dikkate alınmadan, o raporlardaki tespitlerden yararlanılmadan ve o raporlarla ortaya çıkan çelişkiler giderilmeden hazırlandığı anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Orman tahdit haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak dava konusu taşınmazın orman tahdidindeki durumu saptanmalıdır. Yine keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun), 4785 … Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 … Kanun)
ve 5658 … Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 … Kanun) … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (… veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 … Kanun’un 17/2 inci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 … Kanun) ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Dosyada 14.11.2000 yılında yapılan keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazda imar ihyanın tamamlanmadığı kısımlar bulunduğu bahsi geçen keşfin alınan raporlarından anlaşıldığı halde, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazda imar ihyanın tamamlanıp zilyetlik yoluyla kazanmayı sağlayacak kısım/kısımlar bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının HUMK’un 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.