Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12984 E. 2021/11339 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12984
KARAR NO : 2021/11339
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece … ili … ilçesi … mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli 151 ada 1 sayılı parsel yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğuna değinilerek, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve orman sayılan yerlerden değilse davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; davacı Hazine davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı iddiasına da dayanarak eldeki davayı açmış olup, bozma ilamı öncesinde 20.06.2012 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar genel olarak, çekişmeli taşınmazın dededen kalma kadim tarla olduğunu ancak davalının 1997-1998 de şehre göç etmesinden geçen yıla kadarki zaman zarfında kullanılmadığını beyan etmişler, aynı keşifte davalı imzalı beyanı ile 1994 yılında şehre göç ettiğinden beri çekişmeli taşınmazı ekip biçmediğini söylemiştir. Bozma ilamı sonrasında hükme esas alınan ziraatçi bilirkişi raporunda ise taşınmazın 2000-2010-2015 yılı uydu fotoğraflarına göre 2000 yılı öncesine kadar tarımsal faaliyette kullanıldığı, bu tarihten sonra ise kısmen tarım dışı kaldığı kısmen de tarım arazisi vasfını koruduğu belirtilmiştir. Çekişmeli taşınmaz 2010 yılında yapılan kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tarla vasfıyla davalı gerçek kişi adına tespit ve tescil edilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar ile davalının keşifte alınan beyanı, ziraatçi bilirkişi raporları ve çekişmeli taşınmazın güney hududu hariç diğer yönlerinin 101 ada 1 sayılı orman parseliyle çevrili olduğu da gözetildiğinde taşınmaz üzerinde davalının kadastro tespit tarihine kadar davasız, aralıksız, malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığı, zilyetliğin iradi olarak terkedilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu nedenle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.