Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13031 E. 2021/10586 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13031
KARAR NO : 2021/10586
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ”dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, yöntemince orman araştırması yapılması, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduklarının belirlenmesi halinde zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dahili davacılar …, …, …, …, …, … ve …’nın asli müdahil sıfatı ile açtıkları davanın reddine, 30.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleri ile gösterilen tecil harici taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleriyle gösterilen temyize konu taşınmazların orman vasfında oldukları ve müdahil davacılar yararına iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporlarda, taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kaldığı, ormana sınırının bulunmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Ne var ki, çekişmeli taşınmazların dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesini gösterir hava fotoğrafları getirtilip üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazların evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü, tarımsal niteliği, üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarının eklendiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış ve böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleriyle gösterilen çekişmeli taşınmazlara ilişkin dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğrafları ile komşu parseller hakkında düzenlenen kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ilgili yerlerden getirtildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elemanı, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, yukarıda değinilen belgeler fen ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar- ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarını açıklayan, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı ve komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak belgeleri uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı net olarak saptanmalı ve bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahil davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’ nın Geçici 3. Maddesi yollamasıyla HUMK’ un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.