YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13328
KARAR NO : 2021/10449
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacıların davasının kabulüne, çekişmeli 1232 ve 1233 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tespitlerinin iptali ile 1/2 hissesinin … adına geri kalan 1/2 hissesinin eşit olarak … ve … adına tesciline, birleşen dosya davacısı …’in davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün, davalı Hazine vekili ve müdahil … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi Yenibağarası Mahallesi çalışma alanında bulunan 1232 ve 1233 parsel sayılı sırasıyla 237.000 ve 344.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar … ve … , çekişmeli 1232 ve 1233 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu kaydına dayalı; davacı … ise 1233 parsele yönelik itirazı üzerine; tutanaklar 5602 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında müdahil davacı … ve arkadaşları çekişmeli 1232 ve 1233 parsele yönelik miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak miras hisseleri oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, müdahil … ve arkadaşlarının taleplerinin reddine, davacıların davasının kabulüne, çekişmeli 1232 ve 1233 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tespitlerinin iptali ile 1/2 hissesinin … adına, geri kalan 1/2 hissesinin eşit olarak … ve … adına tesciline, davacı …’in davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve müdahil … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar … ve …’nın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; bilindiği üzere HMK’nin 31. maddesinde,“Hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.“ hükmü düzenlenmiştir. Müdahil davacı … ve arkadaşları tarafından, tapu kaydına dayanıldığı ve iddialarına konu tapu kaydının yargılama esnasında bilgileri eksik olarak bildirildiği edildiği halde, Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, özellikle anılan madde kapsamında tapu kaydının tespitine yarar tarih, cilt no, sayfa no ve sıra numarası açıkça sorularak belirlenmemiştir. Öte yandan davacıların tapu kayıtları mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı tespit edilmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmadığı gibi tapu kaydının uyması halinde sınırlarının değişebilir olduğu gözetilerek kapsamının sabit sınırlardan başlanmak suretiyle miktarına göre belirlenmesi gerektiği gözden kaçırılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, müdahil davacı tarafa talebine dayanak tapu kaydının tarih, cilt, sayfa ve sıra numaralarını bildirmeleri için süre verilmeli ve böylelikle tereddüte mahal vermeyecek şekilde dayandıkları tapu kayıtları belirlenmeli, bu şekilde dayanılan kaydın bildirilmesi halinde bildirilen tapu kayıtları ve davacıların dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri varsa haritaları ve dayanağı olan belgeler ile dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kesinleşme şerhlerini de içerir tutanak örnekleri varsa oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilmeli ve dayanılan tapuların revizyon durumu yerel Tapu Müdürlüğü’nden sorulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılarak, dayanılan kişi tapularının mevki ve hudutları tek tek okunarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, fen bilirkişisine tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli ve tapu kapsamında kaldığı belirlenen tüm taşınmazları bir arada gösterir kroki düzenlettirilmeli, tapu kayıtlarının uyup uymadığı komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmeli, denetim esnasında özellikle bölgede gerçekleştirilen toprak tevzi çalışmalarında bulunan 4 numaralı adanın doğu yönünün kayıt maliklerini okuyup okumadığı belirlenmeli, komşu parsel tutanaklarının ve dayanağı kayıtların çekişmeli parselleri “Sadi vereseleri” olarak göstermesi durumunda bu kişilerin, davacı tarafın dayandığı kaydın malikleri ile irtibatı üzerinde özellikle durulmalı, bu meyanda kişi tapularının çekişmeli taşınmazlara ait olduğu belirlendiği takdirde uygulama esnasında tapuların değişebilir sınırlı olduğu gözetilerek sabit sınırlardan başlanmak suretiyle kapsamları miktarına göre belirlenmeli ve özellikle kişi tapularında kaçak ve yitik kişi yerlerinin sınır olarak tarif edildiği, bu tapu kayıtlarının miktar fazlasının kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca Hazineye kalan taşınmazlardan olduğu ve bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı da gözetilmek suretiyle, tapu kaydı uygulaması neticesinde elde edilen deliller hep birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil davacı … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine peşin harcın istek halinde temyiz eden müdahil … ve arkadaşlarına iadesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.