Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13546 E. 2023/5799 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13546
KARAR NO : 2023/5799
KARAR TARİHİ : 02.11.2023


MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/1640 E., 2018/172 K.


KARAR : Davanın kabulüne

BİRLEŞEN 2015/4 ESAS … DOSYA
SAYISI : 2015/4 Esas 2018/157 Karar

KARAR : Asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava yönünden Hazine vekili, davacı … tarafından, birleşen dava ise davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … ili …,… mevkiinde bulunan 51 parsel … 55.000 m2 yüzölçümlü taşınmaz,tarla vasfı ile 23.12.1961 tarihli 329 numaralı Hazine adına tapu kaydı bulunuyor ise de Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek; 26 parsel … 178.000 m2 yüzölçümlü taşınmaz tarla vasfı ile 29.12.1961 tarihli 335 numaralı Hazine adına tapu kaydı bulunuyor ise de Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suratiyle tespit edilmiş, aktarılan dava olarak Kadastro Mahkemesinde ayrı ayrı yargılama yapılmakta iken 21.06.2018 tarihinde 2015/4 esas … dosya 2013/1640 Esas … dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dava konusu 51 parsele ilişkin olarak Kurtalan Kadastro Mahkemesinin1993/31 Esas 2002/18 karar … kararı ile davanın kabulüne dair verilen karar davalı … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2011 tarihli 2010/876 Esas 2011/1189 Karar … ilamı ile ” taşınmaza ilişkin toprak tevzi tutanakları, tahsis kayıtları getirtilerek ve komşu köyden mahalli bilirkişi dinlenerek taşınmazın kamu malı niteliğinde meradan kazanılıp kazanılmadığı araştırılmalı, taşınmazın öncesi meradan kazanıldıysa tapu kaydının miktar fazlasının zilyetlik ile kazanılamayacağı dikkate alınarak dava reddedilmeli, taşınmazın öncesinin mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde Hazine tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru 3402 … Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46/1.maddelerindeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmasının” gerekliliğine değinilerek Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne; 26 parsele ilişkin olarak ise Kurtalan Kadastro Mahkemesinin 1993/28 Esas 2002/15 Karar … kararı ile davanın reddine dair verilen karar davacı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli 2012/2949 Esas 2012/8662 … ilamı ile ” Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahalli bilirkişi beyanında adı geçen …, …’ın belirtme tutanağında imzası bulunan kişiler olmadığı, adı geçenlerin başka belirtme tutanağında imzası bulunan kişiler olduğu hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda sözü edilen belirtme tutanağında imzası bulunan …,… ve …’ın dinlenmediği gibi sağ olup olmadıklarının da araştırılmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi aktarılan dava tarihi itibariyle her bir taşınmazda 100 dönüm taşınmazın zilyetlikten kazanılabileceği gözardı edilerek davacı tarafın edinebileceği 100 dönüm taşınmazın başka dosyalarda verildiği gerekçesiyle ve anılan dava dosyaları ya da kesinleşmiş karar örnekleri dosyaya getirtilmeden davanın reddedilmiş olması dahi isabetsiz” olduğu gerekçesiyle davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda 51 parsele yönelik asıl davanın kabulü ile davacı … mirasçıları adına tespitine, 26 parsele yönelik birleşen davada ise davanın reddi ile Hazine adına tespitine karar verilmiş, asıl dava yönünden Hazine vekili, davacı … tarafından, birleşen dava ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ve 26 parsele yönelik olarak dahili davacılar murisi …’ın Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinde delil olarak dayandığı 10.12.1937 tarihli ve 15 sıra numaralı 20 dönümlük tapu kaydının komşu 25 parsele uygulandığı ve tapu kaydının yol, dere, tepe sınırlarını okumakla miktarı itibariyle geçerli kabul edilerek tapu maliki davacı adına tespit edildiği, 30.08.1986 tarihinde yapılan keşifte dinlenen belirtmelik tutanaklarında görev alan bilirkişiler ile mahalli bilrikişi beyanlarından 25 ve 26 parselin bir bütün olarak kullanıldığı ancak 1961 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında kaçak yitik şahıslardan kaldığı yazılmış ise de bu hususun doğru olmayıp miktar fazlası olarak Hazine adına tapu kaydının oluşturulduğu ayrıca dosya kapsamındaki krokilerden taşınmazın güney komşusunun tahsisli mera parseli olması hususları da dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Asıl dosyada davalı … vekili, davacı …, birleşen dava ise davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL’nin temyiz eden davacı …’tan alınmasına, 269,85 TL onama harcının temyiz eden davacılar … ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.