Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13633 E. 2023/6031 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13633
KARAR NO : 2023/6031
KARAR TARİHİ : 09.11.2023


MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2018/13 K.

MAHKEMESİ :Emirdağ Kadastro Mahkemesi
SAYISI :2005/8 E., 2005/19 K.
DAVACI/ASIL DOSYA


KARAR : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı/birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Dava ve temyize konu … Köyü çalışma alanında 2003 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucu 121 ada 7 parsel … 38.332,50 metrekare yüzölçümlü taşınmaz …’nın zilyetliğinde iken harici satım sözleşmesi nedeni ile 1/2 pay ile davalı/birleşen dosya davacısı … ile davalı … adına 1/2 pay ile tespit edilmiş, … mirasçılarından asıl dosya davacısı …’ın itirazı komisyonca reddedilmiştir.

2.Muris … mirasçılarından … dava dilekçesinde, dava ve temyize konu konusu olan 121 ada 7 parsel … taşınmazın tespitinin iptali ile muris … mirasçıları adına tescilini istemiştir.

3. Birleşen Emirdağ Kadastro Mahkemesi’nin 2015/8 Esas … dosyası üzerinden asıl dosya davalılarından … vekili dava dilekçesinde; 121 ada 7 parsel … taşınmazı davacı …’ın harici satı senedi ile …’tan satın alıp yaklaşık 40 yıl süre ile malik sıfatı ile zilyet olduğunu, ancak taşınmazın 1/2 pay ile davacı … ile davalı … adına tespit gördüğünü, davalı …’nin taşınmazda herhangi bir hakkının olmadığını, taşınmazın tamamının davacıya ait olduğunu ileri sürerek taşınmazın tespitinin iptali ile tam pay ile davacı … adına tescilini istemiştir.

4.Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP
Davalı … (birleşen dosya davacısı) vekili asıl davaya karşı verdiği cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Emirdağ Kadastro Mahkemesinin 05.12.2005 tarihli ve 2005/5 Esas, 2005/64 Karar … kararı ile; temyize konu 121 ada 7 parsel … taşınmazın adi satış senetlerine dayalı olarak tespit edilmiş ise de, muris …’nın taşınmazları satmasını gerektirir ekonomik sıkıntısının olmadığı, asıl önemlisi satış ile zilyetliğin tespit malikleri … ve …’ye devredilmediği, murisin ölene kadar taşınmaza zilyet olduğu, dolayısı ile zilyetlik devredilmediği için satışın da geçerli olmadığı gerekçesi ile iş bu taşınmaza yönelik asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddi ile tespitin iptaline ve taşınmazın muris … mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … ve davalı/birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.02.2006 tarihli ve 2006/356 Esas, 2006/381 Karar … kararıyla; dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak murisi …’ya ait olduğunun yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların muris tarafından sağlığından davalılara satıp satmadığı, eğer satılmadığı saptandığı takdirde …’ın ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun taksim yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Ne var ki bu yönde yapılan araştırma ve soruşturmanın yetersiz ve yöntemine uygun olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Emirdağ Kadastro Mahkemesinin 18.01.2010 tarihli ve 2006/56 Esas, 2010/1 Karar … kararı ile, dava konusu tüm taşınmazların evveliyatının muris …’a ait olup bu hususun tarafların da kabulünde olduğu, keşif sırasındaki beyanlardan ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tüm taşınmazların ölene kadar muris … tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyed edilmiş olup vefatından önce mirasçılarına, tespit maliklerine her hangi bir satımının ve zilyedliğin devrinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, …’ın davacı olduğu birleşen davanın ise kısmen kabulü ile dava konusu 121 ada 7 parsel … taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın muris … mirasçıları adına miras payları da gösterilmek suretiyle tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı/birleşen dosya davacısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2015 tarihli ve 2014/10653 Esas, 2015/7207 Karar … kararıyla; birleşen dosya davacısı …’ın temyizi yönünden; … 121 ada 7 parselin 1/2 tespit maliki olup birleşen dosya üzerinden diğer 1/2 tespit maliki Hilmi aleyhine taşınmazın tamamının kendi adına tescili için dava açmış, iş bu dava davacı …’in açtığı taşınmazın muris … mirasçıları adına tescili davası ile birleştirilmiştir. Hükümde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen taşınmaz asıl davadaki talep gibi … mirasçıları adına tesciline karar verildiği, birleşen dosyada kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davanın hangi bölüm yönünden kabul edilip hangi bölüm yönünden reddedildiğinin belirsiz bırakılması nedeniyle hüküm kendi içinde çelişkili olup infazda tereddüte yol açacak nitelikte olduğu gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin karar bu nedenle bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre kök muris … mirasçıları arasında murisin ölümünden sonra bir taksim yapıldığı ile ve muris tarafından satış yapıldığı ispat edilemediği gerekçesi ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda çelişki de giderilerek asıl davanın kabulüne, davalı/birleşen dosya davacısı …’ın açtığı birleşen davanın reddi ile dava konusu … ada 7 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kök muris …’ın mirasçıları adına miras payları da gösterilmek suretiyle tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı/birleşen dosya davacısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen dosya davacısı … vekili temyiz dilekçesinde,dava konusu taşınmazı muris …’nın paraya ihtiyacı olduğu gerekçesi ile davacı …’a satıp zilyetliğini de devrettiğini, davacının da 40 yılı aşkın süredir taşınmaz üzerindeki zilyetlğini aralıksız çekişmesiz bir şekilde sürdürdüğünü, Yargıtay bozma ilamında, müvekkili davacıyı haklı gördüğünü, İlk Derece Mahkemesince, iş bu bozma ilamına uyması gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro tespitine itiraz davasında, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muris …’ya ait taşınmazın, muris tarafından sağlığında satılıp zilyetliğinin devredilip edilmediği ile mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kanun’un 14,15 ve 17 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı/birleşen dosya davacısı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.