Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13687 E. 2023/6469 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13687
KARAR NO : 2023/6469
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, … ve …’un davalarının kabulüne, … ve …’nın davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün, asıl ve birleşen dosya davacılarından … vekili ile davalı … Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
… İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında 2007 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında 121 ada 2 parsel … 731.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … adına; 121 ada 5 parsel … 236.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak… ve … adlarına; 121 ada 6 parsel … 4.678,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar … ve … tarafından 01.05.2001 tarihinde Hazine ve diğerleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları dava ile … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/631-806 … dosyasında dayanılan tapu kaydı kapsamı dışında kalan kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 1/2’şer hisse ile davacılar adına tescilini istemişler; … ise … mirasçıları aleyhine 31.07.2002 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava ile zilyetlik devir senedine dayanarak tapu ve zilyetlik senedi kapsamında taşınmazın taşınmazın gerçek yüzölçümünün tespit edilmesi ve davacı adına tescili, sabit sınırlar içerisine davalıların müdahalelerinin men’ine karar verilmesini istemiş, her iki dosya birleştirilmiş olup, taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Davacılar … ve …, Kadastro Mahkemesine açtıkları davada, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendilerine ait 6 parsel içinde kalması gerekirken komşu 2 ve 5 parsel … taşınmazlar içinde tespit edilen bölümlerin tespitinin iptali ve adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı … ve …’nın 121 ada 2 parsel … taşınmaza yönelik davalarının kabulüne, fen bilirkişisinin 20.11.2012 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 18.65 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 5.06 m2 yüzölçümündeki bölümlerin bu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 1/2 payı davacı …, 1/2 payı ise davacı … adına olmak üzere tesciline, (A) harfi ile gösterilen 707.33 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline; davacılar … ve …’nın 121 ada 5 parsel … taşınmaza yönelik davalarının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline; davacılar … ve …’un 121 ada 6 parsel … taşınmaza yönelik davalarının kabulüne, fen bilirkişisinin 20.11.2012 tarihli raporunda (D) harfi ile gösterilen 655,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 1/2 payının davacı …, 1/2 payının ise davacı … adına tespit ve tesciline, (E) harfi ile gösterilen 4023,50 m2’lik alanın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı Hazine temsilcisi, davacı … vekili ve davacı … tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 08.07.2013 tarihli ve 2013/6414 Esas, 2013/7985 Karar … kararı ile; eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, … ve …’un davalarının kabulüne, … ve …’nın davalarının kısmen kabul kısmen reddine, Fen bilirkişileri Kerim Karabulut ve …’nin 26.04.2019 tarihli ek raporunda 121 ada 2 numaralı parselin C ile gösterilen kısmının ayrılarak 121 ada 6 parsele eklenmesine, 121 ada 6 parselde A ve K ile gösterilen alanların bu parsellerden ayrılarak birlikte ve bir parsel numarası ile yeni parsel oluşturularak … ve … adlarına eşit hisselerle Tespit ve tescillerine, kalan alanların davacılar … ve … adlarına eşit hisselerle tespit ve tescillerine, 121 ada 5 parselin …, … ve … adlarına eşit hisselerle tespit ve tesciline, 121 ada 2 parselin kalan alan ölçüsü ve diğer kayıtlarla birlikte davalı … adına tespit ve tesciline karar verilmiş olup, hüküm asıl ve birleşen dosya davacılarından … vekili ile davalı … Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı … Belediyesinin tüm, davacı … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı … vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
6100 … HMK’nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlıkta temyiz kanun yoluna dair 1086 … HUMK’un hükümlerinin uygulanması gerektiğinden söz konusu Kanun incelendiğinde usuli müktesep hakka ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, usuli müktesap hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarihli ve 21/9 … İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup … bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına “usulî müktesep hak” doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez.
Mahkemece, davacı … ve …’nın 121 ada 2 parsel … taşınmaza yönelik davalarının kabulüne, fen bilirkişisinin 20.11.2012 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 18.65 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 5.06 m2 yüzölçümündeki bölümlerin bu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 1/2 payı davacı …, 1/2 payı ise davacı … adına olmak üzere tesciline, (A) harfi ile gösterilen 707.33 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline; davacılar … ve …’nın 121 ada 5 parsel … taşınmaza yönelik davalarının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline; davacılar … ve …’un 121 ada 6 parsel … taşınmaza yönelik davalarının kabulüne, fen bilirkişisinin 20.11.2012 tarihli raporunda (D) harfi ile gösterilen 655,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 1/2 payının davacı …, 1/2 payının ise davacı … adına tespit ve tesciline, (E) harfi ile gösterilen 4023,50 m2’lik alanın tespit gibi tesciline dair verilen ilk karar davalı Hazine temsilcisi, davacı … vekili ve davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, Mahkemece … bu bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamına uymakla kararı temyiz eden davacılar … ve … lehine (kararı temyiz etmeyen 121 ada 2 parsel tespit maliki davalı … aleyhine) 121 ada 2 parselin bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 18,65 metrekarenin davacılar adına tescili yönünden usuli müktesep hak oluşmuştur. Bu nedenle Mahkemece artık, temyiz eden tarafın aleyhine önceki kararda davacılar … ve … adına tesciline karar verilen 121 ada 2 parsel içerisindeki fen bilirkişisinin 20.11.2012 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 18,65 metrekare yönünden davanın reddine karar verilemeyeceğinden … bu kısmın 2 parsel … taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası ile davacılar … ve … adına (1/2 pay ile) tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Belediyesinin tüm, davacı … vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.