YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14444
KARAR NO : 2021/10373
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar … (… oğlu) ve … (… oğlu) tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece, taşınmazların muris … oğlu … kaldığı, murisin ölümüyle mirasçılar arasında yapıldığı ileri sürülen taksimin davacı tarafından ispat edilemediği, davacının miras payı kadar hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davayı kabul eden davalıların paylarının davacı adına, davayı kabul etmeyen 108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki yönüyle ise davacının miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, davanın nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmaya yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi … oğlu … ait olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmayıp esasen bu yön mahkemenin de kabulünde olduğu, davacının, muris tarafından sağlığında taşınmazlarının çocuklarına paylaştırıldığı, çekişmeli taşınmazların da bu paylaştırma sonucunda kendisine düştüğü ve o tarihten bu yana kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açtığı, mahallinde yapılan keşifte de dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan murisin sağlığında taşınmazlarını çocuklarına paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırmış ise zamanı, o tarihten bu yana taşınmazların kimin tarafından nasıl kullanıldığı olaylara dayalı olarak sorulmadığı gibi; taşınmazlar hakkında alınan genel beyanların da son derece soyut nitelikte olup davayı aydınlatmaktan uzak olduğu, dosya arasına getirtilen kayıt ve belgelerden bölgede asıl kadastro çalışmalarının 1969 yılında yapıldığının anlaşıldığı, bu tarihte muris … oğlu … sağ olmasına rağmen çok sayıda taşınmazın davacı … ile davalıların miras bırakanı … adına ayrı ayrı tespit ve tescillerinin yapıldığı, yine bu tarihte tespiti yapılan 115 parsel sayılı taşınmaz önce muris … oğlu …’ya ait iken oğulları … ve …’a devrettiği gerekçesiyle 1/2 paylı olarak … ve … adına tespit edildiği, …’in, taşınmazın fiilen ayrı ayrı bölümler halinde kullanıldığını söyleyerek Komisyona itiraz ettiği ve itiraz üzerine iki parçaya ayrılarak ayrı ayrı … ve … adlarına tescillerinin yapıldığı, murisin davacı … ve davalıların miras bırakanı … dışında … isminde bir kızı bulunup, davacı …’in çekişmeli taşınmazlar hakkında yapılan tespite karşı komisyona itirazda bulunması üzerine düzenlenen Komisyon inceleme tutanağında …’ın taşınmazların sağlığında babası tarafından kardeşlerine verildiğine dair imzalı beyanı bulunmasına rağmen mahkemece gerekçede bu delillerin tartışılmadığı belirtilerek, söz konusu hususların araştırılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 108 ada 5 ve 106 ada 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … (… oğlu), … (… oğlu) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 59.30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 59,30 TL’nin temyiz edene iadesine 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.