YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14451
KARAR NO : 2021/12737
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek, dava konusu taşınmazı dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin ve çekişmeli taşınmazın güneyindeki Kavak Köyüne ait parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarının dosya arasına getirtilmesi,bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek tanıkların katılımıyla keşif icra edilmesi, gerçekleştirilecek keşifte öncelikle davanın niteliği dikkate alınarak mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime ne suretle intikal ettiği, ne şekilde zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, tahsisli veya kadim mera olup olmadığı hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin tespitlerinde bir belge ya da kayıt uygulanmış ise bu kayıtlarda taşınmaz yönünü ne nitelikle ve kimin yeri olarak sınır gösterdiğinin belirlenmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, mera tahsisine ilişkin kayıtların ve haritasının dosya içine getirtilerek usulen mahalline uygulanması, mera ile çekişmeli taşınmazın ne şekilde ayrıldığı, aralarında ayırıcı unsur olup olmadığı, taşınmazın meradan açılarak elde edilip edilmediği hususlarının kesin olarak belirlenmesi, meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığının gözönünde bulundurulması, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilip dinlenilmesine özen gösterilmesi, keşfe katılacak üç kişilik uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğini bildirir, uzman fen bilirkişisinden uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir raporlar alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı …’ in davasının feragat nedeniyle reddine, … mirasçılarının davasının kabulüne, çekişmeli 114 ada 296 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisi … ’ın 12.11.2015 tarihli raporuna ekli haritada B harfi ile gösterilen 7.034,96 metrekarelik kısmının ifrazı ile tamamının 18 pay kabul edilerek 1’er payın …, …, …, …, … ve … adına, 6’şar payın … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen kısmının kadastro tespiti gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında, mera tahsisine ilişkin kayıtların ve mera tahsis haritasının usulen mahalline uygulanmasına işaret edildiği halde, fen bilirkişi raporunda taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının mera parseli içerisinde kalmadığının tespit edildiği belirtilmekle birlikte, mera tahsis haritası ile kadastro paftası çakıştırılmadığından, dava konusu yerin mera tahsis haritası kapsamında mı yoksa kapsamı dışında mı olduğu anlaşılamamış ve söz konusu rapor denetlenememiştir. Öte yandan, taşınmazın niteliğinin ve kadim mera olup olmadığının belirlemesi açısından en etkili yöntem olan hava fotoğrafı incelemesinden yararlanılmamış ve çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliği kesin olarak belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin “Hgm-Geoportal” sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ile ziraat, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir fen elemanından oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve bu keşifte, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz bölümünün kime ait olduğu, kimden kime ne suretle intikal ettiği, ne şekilde zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, tahsisli veya kadim mera olup olmadığı hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden, çekişmeli taşınmaza ait kadastro paftası ile mera tahsis haritasının denetime elverişli şekilde çakıştırılması suretiyle hazırlanmış ve keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiye, çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğini, özellikle kamu orta malı mera vasfında olup olmadığını, mera parseli ile ayırıcı unsur olup olmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz bölümünün ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişiye ise, çekişmeli taşınmaz bölümünün tarımsal niteliğini, kamu orta malı mera vasfında olup olmadığını yada meradan açılıp açılmadığını ve mera bütünlüğünü bozup bozmadığını belirten, çekişmeli taşınmaz ile mera alanları arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığını, mevcut ise zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini duraksamasız şekilde ortaya koyan, komşu parsellerle ve çekişmeli taşınmazın geriye kalan kısımları ile karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, taşınmazın imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra belirtilen şekilde yapılacak araştırma, inceleme, uygulama sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, taşınmaz bölümünün meradan açılarak elde edilip edilmediği kesin olarak belirlenmeli ve meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gözönünde bulundurulmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, lehine hüküm kurulan davacı …’in soyadının “Köse” olarak belirtilmesi de usul ve yasaya uygun olmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.