Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14755 E. 2023/6520 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14755
KARAR NO : 2023/6520
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/187 E., 2021/877 K.
DAVA TARİHİ : 15.09.2017
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/474 E., 2018/155 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Köyü 131 ada 24 parsel … 1.819,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla tapuda davalı adına kayıtlıdır.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kalmasına rağmen evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek davalı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile … ili … ilçesi … Köyü 131 ada 24 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşulu oluştuğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/474 Esas 2018/155 Karar … kararının 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/1-b.3 üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı Hazinenin davasının reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve özel mülke konu olamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar … içtihadı doğrultusunda; dava konusu taşınmazın, 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kalan yer olduğu, bu haliyle artık orman sayılmayan yer olup imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olabilecek yerlerden olduğunun kabulü gereğine değinilerek davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna aykırıdır.

2. Dava dosyasının incelenmesinde, yöredeki orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, yapılan orman kadastrosuna ilişkin 04.06.1948 tarihli … ilinin … ilçesine bağlı … Köyünün Dağkahnası, Yatakyeri, Selamet tarlası ve Yaylacık Mahallesi civar ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbatada “Bu köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlarla irtibat ve iltisakı bulunması dolayısıyla mesaha-i sathiyesi henüz tespit edilememiş, köy arazi camiası içinde bulunupda Devlet lehine tahdit edilen ve krokide yerleri gösterilen ormanların mesaha-i sathiyesi 188 hektar bulunduğu arazi camiasının vüsatı ise mülasık köylerin arazi camiası ile birleşmiş bulunması dolayısıyla bu cihetinde henüz tespit edilmesine imkan bulunmadığı” ifadesine yer verildiği, yine 05.06.1948 tarihli … ili’nin … ilçesine bağlı … Köyü ve Mahalleleri civar devlet ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbata hulasasında “Köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlara irtibat ve iltisakı bulunması hasebiyle vüsatı henüz tespit edilememiş, yalnız köy arazi camiası içinde kalıp da Devlet namına tahdit edilen orman parçalarının vüsatı 188 hektardan ibaret olduğu” ifadesine yer verildiği, orman kadastro evraklarının ve haritasının tetkikinde söz konusu çalışmalarda yalnızca eylemli durumu orman olan taşınmazlar ile ormana bitişik olan taşınmazların hukuki durumlarının tayin ve tespit edildiği, ve köy hududu dahilinde bulunan bir kısım ormanın ise incelemeye tabii tutulmadığı, anlaşılmış olup yörede yapılan bu orman kadastrosununda seri bazda yapıldığı tespit edilmiştir.

3. Dava konusu taşınmazın, bahsedilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışarısında bırakıldığını, bilahare 1975 yılında aplikasyon ve 2 nci madde çalışmaları yapıldığını, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro sırasında senetsizden davalılar adına tespit gördüğünü, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu ve böylece 13.07.1945 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4785 … Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 … Kanun) uyarınca dava konusu taşınmazın devletleştirmeye tabii olduğu anlaşılmaktadır.

4. Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal olarak gösterilen Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar … kararı incelendiğinde, mezkur davaya konu taşınmazın ilk kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) davaya konu taşınmazın ilk kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare 3402 … Kanun’un Geçici 8 inci maddesi uyarınca kadastroya tabii tutulduğu, yörede 1948 tarihinde seri bazda orman kadastro çalışmaları yapıldığı bilahare 1988 tarihinde de aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları ile evvelce orman sınırları dışarısında kalmış ormanların kadastrosunun yapıldığı ve taşınmazın her iki orman kadastrosu çalışmasında da orman sınırları dışarısında bırakıldığı anlaşılmış olup, gerek taşınmazın ilk kadastro sırasında orman olarak tespit harici bırakılması ve bilahare 3402 … Kanun’un Geçici 8 inci maddesi uyarınca kadastroya tabii tutulması gerekse 1948 yılında yapılan seri bazdaki orman kadastrosundan sonra 1988 yılında, orman kadastrosuna tabii tutulması hususları birlikte değerlendirildiğinde temyize konu taşınmaz ile aynı hukuki durumda bulunmadığı açıktır.

5. Kaldı ki Yargıtayın muhtelif Dairelerinin yerleşmiş uygulamalarına göre Hazine tarafından bir taşınmazın kamu malı olduğu iddiasıyla her zaman dava açılabileceğinin kabul edildiği kuşkusuzdur.

6. Davacı Hazine tarafından aynı taleple açılan ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilen emsal dava dosyalarında, İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bir kısmı da Dairece (2021/10470, 10940, 10426, 10469 Esas … dosyalar) onanmıştır.

7. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz hakkında Hazinece orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.