Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15426 E. 2022/5212 K. 01.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15426
KARAR NO : 2022/5212
KARAR TARİHİ : 01.06.2022

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı … davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı … davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kullanım kadastrosu sonucunda Merkez İlçesi Hasanefendi Mahallesi … mevkiinde bulunan 154 ada 43 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1987 yılından beri davalı … kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, dava konusu taşınmazın ortak muris …’den geldiğini açıklayarak taşınmazın mirasçı hissesi oranında kullanımında olduğunun tapuda tescil edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda davacının miras ortaklığı adına değil yalnızca kendi miras payı için tapu iptal ve tescil istemiyle dava açtığı, ancak davacının tek başına iş bu davayı açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce; dosya içerisinde bulunan Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.07.2018 tarihli ve 2018/911 Esas, 2018/885 Karar sayılı mirasçılık belgesine ilişkin kararı incelendiğinde davacı … ve davalı …’nin, kök muris … Kale mirasçısı olup, davalı tereke karşısında üçüncü kişi durumunda olmadığı, bir mirasçının başka bir mirasçıya karşı payı ile sınırlı olarak dava açmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı, bir başka deyişle davanın gerçek tarafları miras bırakan …’in mirasçıları olup terekeye karşı üçüncü kişi konumunda bulunmadıklarından taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, hal böyle olunca mahkemece yargılamaya devamla, tarafların iddia ve delilleri toplanarak davacının kendisine ait ve kardeşi …’dan devraldığı miras payı ile sınırlı olarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bu aşamada taraf delillerinin toplanmadığı belirtilerek davacının istinaf isteminin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davaya konu taşınmaz evvelinde muris … Kale’nin zilyetliğinde olup, sağlığında Bartın 1.Noterliğin 04.01.2006 tarihli ve 112 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile davalı …’ye vasiyet edildiği, vasiyetnamenin usulünce açılıp okunduğu, kararın mirasçalara tebliğ edildiği, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra diğer mirasçılar tarafından vasiyetnamenin iptaline yönelik herhangi bir iptal veya tenkis davası açılmadığı, dava konusu taşınmazın vasiyetnamede belirtilen taşınmaz kapsamında olduğu, dolayısıyla davacının iş bu taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Anılan hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince; davacı … davalı … Hazinesinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı … vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 21,40 TL’nin temyiz temyiz edenden alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.