Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16163 E. 2021/11173 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16163
KARAR NO : 2021/11173
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 5, 13, 148 ada 11, 13, 157 ada 8, 162 ada 4, 165 ada 6, 32, 167 ada 10, 169 ada 10, 171 ada 5, 173 ada 1 ve 177 ada 14 parsel sayılı sırasıyla 4.237,04; 17.195,64; 2.631,32; 3.416,80; 383,44; 3.168,76; 7.457,98; 705.99; 8.063,58; 8.183,82; 9.303,33; 23.236,99 ve 2.784,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, beyanlar hanesinde ölü olduğu belirtilmek suretiyle … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 129 ada 5, 13, 148 ada 11, 13, 157 ada 8, 162 ada 4, 165 ada 6, 32, 167 ada 10, 169 ada 10, 171 ada 5, 173 ada 1 ve 177 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, çekişmeli taşınmazların müşterek muris … adına kayıtlı Ağustos 312 tarih ve 41 sıra numaralı tapu kapsamında kaldığı ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalılardan … ve …, davacı ile aralarında mirasçılık ilişkisi bulunmadığını, taşınmazların kendi murisleri …’ten intikal ettiğini ve kendilerinin zilyet olduğunu savunarak, aynı tapu kaydına ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/112 Esas, 1958/78 Karar sayılı kararına dayanmışlardır. Mahkemece, tarafların aynı kökten yani … ’dan geldikleri ve aralarında mirasçılık ilişkisi bulunduğu, dava konusu taşınmazlardan 171 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hariç diğerlerinin uzunca bir süredir tespit maliki … ve onun mirasçıları tarafından kullanıldığı ve ayrıca davacı tarafın hissesinin, davacının nenesi … tarafından tespit maliki …’ ün babası … satıldığı, 171 ada 5 parsel yönünden ise Kemaliye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/112 Esas sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere, davacının müdahalesinin men’ine karar verildiği ve ayrıca bu taşınmazın davacının annesi …’e icaren verildiği, mülkiyetinin devredilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükmün gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; davacı, Ağustos 312 tarih ve 41 sıra numaralı tapu kaydının malikinin davalılarla müşterek murisleri … olduğunu iddia etmektedir. Ne var ki, bu kaydın gittisi olan Mayıs 1957 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydının incelenmesinde, muris …’nın mirasçıları tek tek sayılmış ve neticeten bir kısım pay, mirasçılarından tespit maliki …’e intikal ettirilmiştir. Tapu kaydının edinme sebebinde herhangi bir veraset ilamından söz edilmemektedir. Dosya içerisinde bulunan Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 27.01.2010 tarih ve 2009/1531 Esas, 2010/89 Karar sayılı …’ya ait veraset ilamında ise, davacı …’in, …’nın tek çocuğu …’in torunu olması nedeniyle mirasçısı olduğu, davalı tarafın ise bu veraset ilamında mirasçı olarak yer almadığı görülmektedir. Halbuki tarafların dayandığı tapu kaydında malik …’nın birden fazla çocuğunun bulunduğu ve tespit maliki …’ün de …’nın oğlu Mehmet’in çocuğu olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca …’nın nüfus kaydı bulunmamakla birlikte, mahkemece kardeş oldukları kabul edilen davacının babaannesi … ile davalıların dedesi …’ün de nüfus kayıtlarında kardeş haneleri görünmemektedir.
Bunun yanı sıra, dava konusu 171 ada 5 parsele ait olduğu kabul edilen Kemaliye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/112 Esas, 1958/78 Karar sayılı dosyası bulanamadığından dosya içerisine alınamamış ise de, dosyada yer alan ilamın incelenmesinde, tespit maliki … tarafından davacı … ve annesi …’e karşı, Ağustos 312 tarih ve 41 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak müdahalenin men’i davası açıldığı, kayıt kapsamında kalan bir kısım yer hakkında müdahalenin menine karar verildiği ve kararın içeriğinde taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunduğuna dair herhangi bir bilginin yer almadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının dayandığı tapu maliki …’nın, davalıların murisi olduğu sabit olmakla birlikte davacılarla ırsi ilişkisi kanıtlanamadığı gözetilerek, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi hatalı ise de, verilen karar netice itibariyle doğru olduğundan hükmün, gerekçesinin belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.