Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16416 E. 2021/12973 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16416
KARAR NO : 2021/12973
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 3 parsel sayılı 4.202,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, afet kadastrosu kapsamında kaldığı belirtilerek, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … , ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 123 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı … lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın tapu kütük sayfasında afet kadastrosu kapsamında kaldığı belirtilmek suretiyle davalı Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu halde Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, taşınmazın afet kadastrosuna ilişkin belgelerinin tamamı ilgili kurumlardan istenmemiş ve taşınmazın afet kadastrosu paftasında kalıp kalmadığı hususunda rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının onaylı sureti ile oluşumuna esas tüm belgeler ve haritası, tutanağın kesinleşmesine (varsa askı ilanına) dair belge ve afet kadastrosunun yapıldığına ilişkin düzenlenen tüm belgeler titizlikle araştırılarak dosya arasına getirtilmeli, … Mahallesinde 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan ve 2007 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sonucu oluşan dava konusu taşınmaza ilişkin tüm tutanak, tapu kaydı ve belgeler ile afet kadastrosu ile tesis kadastrosu paftaları dosya celp edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı, bu kapsamda, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı, ne şekilde ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, taşınmazın öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı, zilyetliğine ne zaman başlanıldığı ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü ile ilgili komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içerir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın değişik yönlerden fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, fen bilirkişisinden ise, tapu kaydının sınırları ile birlikte kapsadığı alanı gösterir ve mümkünse gerektiğinde uydu fotoğrafı ile afet kadastrosu ve tesis kadastrosu paftalarının çakıştırlarak taşınmazın afet kadastrosu paftasındaki konumunun gösterilmek suretiyle düzenlenecek ve keşfi takibe imkan verir rapor düzenlemesi istenilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan hususlar göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.