YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17596
KARAR NO : 2023/5465
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E., 2021/16 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Erzurum ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 8, 103 ada 6, 11, 94, 173, 175, 312, 313, 104 ada 99, 116, 132, 202, 105 ada 2, 102, 107, 107 ada 21, 32, 37, 59, 60, 110 ada 10, 118 ada 1 ve 22 parsel … muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar … mirasçıları … ve arkadaşları adlarına, 103 ada 141 parsel … taşınmaz eşit paylarla … mirasçıları … ve arkadaşları ile … adlarına, 104 ada 98 ve 105 ada 106 parsel … taşınmazlar Yahuza Kök adına, 105 ada 25 parsel … taşınmaz eşit paylarla … mirasçıları … ve arkadaşları ile …mirasçıları adlarına, 109 ada 6 parsel … taşınmaz … adına, 118 ada 23 parsel … taşınmaz, … adına, 118 ada 24 parsel … taşınmaz, … adına, Taşoluk Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 6 ve 116 ada 24 parsel … taşınmazlar, … mirasçıları … ve arkadaşları adlarına, ayrı ayrı irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiş, 104 ada 61 parsel … 2.616.488,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kamu orta malı niteliği ile mera olarak sınırlandırılmıştır.
2. Davacı … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/3 Esasına kaydedilen dava dilekçesinde; mevkilerini belirttiği taşınmazların tarafların ortak murisi İbrahim’den kaldığını, kendisinin şehir dışında olması nedeniyle diğer mirasçılar tarafından kullanıldığını, taksim yapılmadığını, tüm mirasçıların hakkının bulunduğunu öne sürerek murislerine ait olduğuna dair mülkiyet tespitinin yapılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece (Sulh Hukuk) Mahkemesinin 28.01.2009 tarihli ve 2008/103 E., 2009/15K. … kararı ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin görevsizlikle gelen dava dosyası ile tutanak asıllarının birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda 22.05.2015 tarihli ve 2013/56 Esas, 2015/77 karar … kararı ile; davanın kısmen kabulüne, dava konusu … Köyü 103 ada 6, 11, 94, 141, 175, 312, 313, 104 ada 99, 132, 105 ada 2, 107, 107 ada 21, 32, 37, 109 ada 6, 110 ada 10, 118 ada 1, 22, 23, 24 parsel, Taşoluk Köyü 114 ada 6 ve 116 ada 24 parsel … taşınmazların ayrı ayrı 24’er pay kabul edilmek suretiyle 6/24’er pay ile Nihat, … ve …, 1/24’er pay ile Behcet, Dursun, …, …, … ve … adlarına, … Köyü 103 ada 173 parsel … taşınmazın miras payları oranında … (Küçükkök) Akbulut mirasçıları olan … ve arkadaşları adlarına, … Köyü 105 ada 25 parsel … taşınmazın tamamı 230800 pay kabul edilerek; payları oranında … ile diğer paydaşları adlarına tapuya tesciline, … Köyü, 104 ada 61 parsel … taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına; … Köyü, 102 ada 8 parsel, 104 ada 98, 116, 202 parsel, 105 ada 102, 106 parsel, 107 ada 59 ve 60 parsel … taşınmazlar hakkında dava bulunmadığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde bu parsellere ilişkin kadastro tutanak asıllarının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Tortum Tapu Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.04.2014 tarihli ve 2016/1809 Esas, 2019/2395 Karar … kararıyla hüküm onanmıştır.
3. Davacı … onama ilamına karşı dava konusu 118 ada 1 ve 103 ada 173 parsel … taşınmazlara yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/625 Esas, 2020/1468 Karar … kararıyla;
Dava konusu 118 ada 1 parsel … taşınmazın arsa vasfıyla tespiti yapılmış ise de tutanağın edinme sebebinde davacı …’ün 1993 yılında ev yaptırdığı ve kullandığının belirtildiği, paftasında da taşınmaz üzerindeki ev gösterildiği, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 19/2 nci maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlandığı, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde bulunan evin kadastro tespitinden önce davacı tarafından yapıldığını söylenmesine rağmen, söz konusu evin 3402 … Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı,
İlk Derece Mahkemesince, 103 ada 173 parsel … taşınmazın tarafların kök murisi …’e ait iken 1975 yılında ölümüyle murisin miraşçıları olan kızları …, … ve …’nin para ya da taşınmaz mal almak suretiyle miras haklarından vazgeçtikleri, murisin diğer evlatları olan …, …, … ve davacı …’ın ise geri kalan taşınmazları paylaşmadıkları, dava konusu taşınmazın da mirasçı …’ın miras payı karşılığında aldığı taşınmaz olduğu, üzerine kendisinin ev yaptırdığı, dul ve çocuksuz ölümüyle de mirasının kardeşlerine kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurumuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, dosya kapsamına göre, taşınmazın kök muris …’e ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı, murisin kızlarının taşınmaz ya da para almak suretiyle terekeden çıktıkları hususunda ihtilaf bulunmadığı, esasen bu hususun Mahkemenin de kabulünde olduğu, ihtilaf murisin kızı …’a 103 ada 173 parsel … taşınmazın tamamının mı yoksa üzerine yaptırdığı evin de içinde bulunduğu bir kısmının mı verildiği noktasında toplandığı,
Dava konusu 103 ada 173 parsel … taşınmazın tespitinin, 5.803,64 metrekare yüzölçümlü olarak 4 adet samanlık ve arsası vasfıyla yapıldığı, tutanağının edinme sebebinde; (a) ve (b) ile gösterilen 2 adet kargir evi 1975 yılında …’ün (murisin oğlu), (C) ile gösterilen evi 1982 yılında …’ün (murisin oğlu), yine (C) ile gösterilen diğer evi de 1995 yılında … Küçükkök’ün (murisin kızı) yaptırdığının belirtildiği, 29.11.2012 tarihli keşifte davacı …, yalnızca evin ablası … tarafından yapıldığını belirttiği, yerel bilirkişi…, …’a para verildiğini duyduğunu, birde “ahpinler” olarak bilinen 103 ada 73 parselde evinin bulunduğunu; yerel bilirkişi … ise erkek kardeşler ile kız kardeşlerin anlaştıklarını ancak …’a miras payı olarak ne verildiğini bilmediğini, ahpinler denilen taşınmazda …’ın evinin bulunduğu, ancak diğer erkek çocukların da kullandığı ev ve samanlıklar olduğunu beyan ettiği, alınan bu beyanların son derece soyut olup, …’a verilen miras hakkının, özellikle taşınmaz üzerinde diğer mirasçılara ait evlerin bulunduğu bölümleri, yine taşınmazın vasfında belirtilen ve kök muristen kaldığı iddia edilen 4 adet ahırın bulunduğu kısımların mülkiyetini de kapsayıp kapsamadığı tereddütsüz olarak belirlenmediği, eldeki davanın 3402 … Kadastro Kanunu’nun 27 nci maddesi uyarınca genel mahkemeden aktarılmak suretiyle geldiği ve aynı Kanun’un 30/2 nci maddesi uyarınca hakimin re’sen araştırma ve gerçek maliki belirleme hak ve sorumluluğunun bulunduğu gözetildiğinde, yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte öncelikle fen bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın kadastral sınırlarını göstermesi istenilmesi, daha sonra yerel bilirkişi ve tanıklardan, murisin kızı …’a miras hakkı olarak bu kadastral sınırların içinde kalan 103 ada 173 parselin tamamının mı yoksa bir bölümünün mü verildiği, …’nın taşınmazın tamamını mı yoksa bir bölümünü mü kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek murisin kızı …’a miras payı olarak verilen taşınmazın sınırları tereddütsüz olarak belirlenmesi ve taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlar husunda 1. bentte açıklandığı üzere 3402 … Kanunun 19/2. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle bir karar verilmesi gereğine değinilerek onanma ilamının 118 ada 1 ve 103 ada 173 parsel … taşınmazlar yönüyle ortadan kaldırılmasına ve bu taşınmazlar hakkındaki hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu edilen 118 ada 1 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın 3402 … Kanunun madde 19/2 hükmüne istinaden …’e ait olması nedeniyle tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiği, 103 ada 173 parsel … taşınmaz üzerinde mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlara göre tarafların kök murisi …’den kaldığı ve davaya konu edilen taşınmaz üzerindeki fen bilirkişisi tarafından ”D” harfi ile harflendirilen yapının mirasçılardan …’a ait olduğu ve onun tarafından yaptırıldığı, diğer davaya konu edilen taşınmaz üzerinde yer alan yapılardan fen bilirkişisi tarafından ”A ve B” harfi ile harflendirilen yapıların …’e, ”C” harfi ile harflendirilen yapının …’e, ”F ve G” harfi ile harflendirilen samanlıkların …’e, ”E ve H” harfi ile harflendirilen samanlıkların ise …’e ait olduğu ve halen de onların kullanımında olduğu tespit edildiği, bu yapı ve samanlıkların sahibi olan bu kişiler adına kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle tesciline karar verildiği, üzerinde muhdesatları da barındıran arazinin kök murise ait olduğu ve ölümü ile birlikte mirasçılarına intikal eylediği, arazi üzerinde mirasçıların tamamının hakkı olduğu, mirasçı …’un mirasçı olarak hak sahibi olduğu, arazinin üzerindeki muhdesat ile birlikte sadece …’a ait olmadığı dinlenen mahalli bilirkişi ile tutanak bilirkişi beyanlarından anlaşılmış olup arazinin (taşınmazın arzının) kök muris mirasçılarına ait olduğu gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulüne,
1. … Köyü 118 ada 1 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamı 24 hisse kabul edilerek; 6’şar hisse …, …, …, 1’er hisse …, …, …, …, …, … adlarına verasete iştiraken tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesine Kadastro Kanunu madde 19/2 hükmüne istinaden ” bu taşınmaz üzerinde yer alan ev 1993 yılında … tarafından yaptırılmıştır ve onun kullanımındadır” şeklinde şerh düşülmesine,
2. … Köyü, 103 ada 173 parsel … taşınmazın kök muris … mirasçıları adına tamamı 1152 hisse kabul edilerek; payları oranında davacı … ve diğer mirasçılar adlarına verasete iştiraken tapuya kayıt ve tesciline, bu taşınmaz üzerinde yer alan bir katlı ev (fen bilirkişisi tarafından A harfi ile gösterilen) … tarafından yaptırılmıştır ve onun kullanımındadır, bir katlı ev (fen bilirkişisi tarafından (B) harfi ile gösterilen) … tarafından yaptırılmıştır ve onun kullanımındadır”, iki katlı ev (fen bilirkişisi tarafından (C) harfi ile gösterilen) … tarafından yaptırılmıştır ve onun kullanımındadır, bir katlı ev (fen bilirkişisi tarafından D harfi ile gösterilen) … tarafından yaptırılmıştır ve onun kullanımındadır, fen bilirkişisi tarafından (E) harfi ile gösterilen samanlık … tarafından kullanılmaktadır, fen bilirkişisi tarafından (F) harfi ile gösterilen samanlık … tarafından kullanılmaktadır fen bilirkişisi tarafından (G) harfi ile gösterilen samanlık … tarafından kullanılmaktadır, fen bilirkişisi tarafından (H) harfi ile gösterilen samanlık … tarafından kullanılmaktadır şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde, her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma doğrultusunda karar verilmediğini, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler taşınmaz üzerinde bulunan 4 adet samanlığın kendilerini bildi bileli taşınmaz üzerinde bulunduğunu, kök muris İbrahim zamanın da da olduğunu belirtmelerine karşın mahkemece, kök murisin tüm mirasçılarına payları payları oranında şerh düşülmesi gerekirken maliklerinin gösterilmeden yalnızca … ve İmdat tarafından kullanıldığı konusunda şerh düşülmesinin 3402 … Kanun’un 19/2 nci maddesine aykırı olduğunu, mirasçı …’ın ölmüş olması nedeniyle yaptırdığı evin de kök muris İbrahim mirasçıları adına şerh düşülmesi gerekirken yaşıyormuş gibi … adına şerh düşülmesinin doğru olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 103 ada 73 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan 4 adet samanlık niteliğindeki muhdesatların kime ait olduğunun belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kanun’un 19/2, 30/2 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı … vekilinin aşağıdaki paragraflarıın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 … Kanun’un 19/2 nci maddesinde; taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği düzenlenmiştir. Diğer bir anlatımla muhdesatının sahibi ile kullanıcısının farklı kişilerin olması halinde beyanlar hanesinde sahibinin isminin yazılması gerektiği, feri nitelikte bulan kullanıma değer verilemeyeceği tartışmasızdır.
3. Somut dosya kapsamına göre; temyize konu 103 ada 73 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan 4 adet samanlığın bir kısım mirasçılar tarafından kullanıldığı tartışmasız olup 3402 … Kanun’un 19/2 nci maddesi gereğince tapunun beyanlar hanesinde muhdesat olarak gösterilebilmesi için bu ahırların mülkiyetinin kime ait olduğunun belirlenmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamı sonucunda yapılan keşifte alınan beyanlara göre söz konusu samanlıkların 1975 yılında ölen kök murisin …’ün sağlığında dahi mevcut bulunduğu, yaklaşık 40 yıldır bunların mirasçılardan … ve İmdat tarafından kullanıldığını, bu samanlıklarda diğer kardeşlerin hakkının bulunup bulunmadığının bilmediklerini, bu zamana kadar kullanıma herhangi bir itirazların olduğunu duymadıklarını beyan etmişlerdir.
4. İlk Derece Mahkemesi taşınmazın aynının (zeminin) paylaşılmadığı kök muristen geldiği, ölümüyle paylaşılmadığı gerekçesiyle tüm mirasçılar adına tesciline karar verildiği halde üzerindeki muris zamanında var olan ve kural olarak murise ait olan bu samanlıkların murisin sağlığında bir kısım mirasçılar tarafından kendilerine ait olacak şekilde yaptırıldığı, ya da muris tarafından kullanan mirasçılara verildiği/bağışlandığı hususunda bir iddia ve savurma bulunmadığına ve murisin ölümünden sonra da zemini paylaşılmayan taşınmazın üzerindeki samanlıkların paylaşılarak kullanan mirasçılara düştüğü yönünde bir beyan olmadığına, mirasçılardan bir yada bir kaçının kullanımının elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tüm mirasçılar adına sayılacağına, el birliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçılar arasında zilyetlikle kazanma koşulları işlemeyeceğine ve bu muhdesatların zemin yönüyle adlarına malik olarak tescil hükmü kurulan tüm mirasçılara ait olduğuna göre beyanlar hanesinde kullanan mirasçıları adına şerh verilmesi doğru bulunmamıştır.
Ne var ki; bu yanlışlığını giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 … Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V. C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazının (V. C.3/ 2., 3., 4., ) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 1 nolu hüküm fıkrasının E, F, G, H harfleriyle gösterilen samanlıklar hakkında verilen muhdesat şerhlerine ait son 4 bendinin hüküm yerinden çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.