Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/227 E. 2021/1595 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/227
KARAR NO : 2021/1595
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen iki taşınmaz hakkında mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı olarak 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.05.2015 tarihli dilekçe ile her bir taşınmaz için 5.000,00 TL talepleri olduğunu açıklamıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, araştırmaya yönelik bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin kesin süreye rağmen ek gider avansı olan 500,00 TL’yi yatırmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 14/1-g bendi ve 115/2. fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; gider avansına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesinin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir. Davanın açıldığı 28.01.2010 tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/g maddesinde ise, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 448. maddesinde, “Bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe gireceğine yöneliktir.
Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu tarihte açıldığı, tahkikat aşamasına geçildiği gözetilerek bu aşamada Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 324. maddesi uyarınca sadece delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak ve istenen avansın kapsamı açıkça belirtilmeden yazılı şekilde kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.