Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4333 E. 2023/6600 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4333
KARAR NO : 2023/6600
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/77 E., 2020/203 K.
DAVA TARİHİ : 02.10.2012
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “Davacı …’ın temyiz itirazları yönünden, incelenen dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığından davacı …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; davalılar Hazine ve Orman İdaresinin dava konusu taşınmazın krokide (F) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden, davanın, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili davası olarak açıldığı, fen bilirkişi tarafından hazırlanan rapora ek krokide dava konusu taşınmazlar (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile gösterildiği, mahkemece (C) harfi ile gösterilen kısmın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı, yine (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımların … yatağı içerisinde yer aldığı gerekçede açıklandığı halde, hüküm fıkrasında (C), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin hüküm kurulmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmazın (C), (E) ve (F) bölümleri yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsizliğine” değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu C harfi ile gösterilen kısmın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının, A, B, D harfleri ile gösterilen kısımların çevresinin eylemli orman olması sebebi ile bu kısımların orman içi açıklık niteliğinde olduğunun, F harfi ile gösterilen kısımda imar – ihyanın olmadığı ve tamamının orman emvali ağaçlarla kaplı olduğunun, ekli krokide E harfi ile gösterilen kısımların … … yatağı içerisinde yer aldığının tespit edildiği, orman arazilerinin, orman içi açıklıkların ve özel mülkiyete konu olmayacak taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan ve orman içi açıklık görünen ve dere yatağı içerisinde görünmeyen A, B, D ve F harfleri ile gösterilen kısımların ise orman vasfı ile Hazine adına tescili gerektiği gerekçesiyle, davacıların davasının reddine, davalı … İdaresinin ve davalı Hazinenin tescil talebinin kabulü ile … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişisi Yüksel Kır tarafından hazırlanan krokide A, B, D ve F ile gösterilen 8.183,45 metrekarelik taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli fen krokisinin kararın eki sayılmasın karar verilmiş; ve … bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.