YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4757
KARAR NO : 2021/11608
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Bursa Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. Maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 249 ada 261 parsel sayılı 1.359,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı … tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; tescil talebinin kabulüne, dava konusu 249 ada 261 parsel sayılı taşınmazın zeytinlik niteliği ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davalı … vekili ve davalı Hazine vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanım oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları getirtilip komşu parsel uygulaması yapılmamış; taşınmazın niteliğinin ve üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şeklinin süresinin belirlenmesi amacıyla, aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafı üzerinde bu konuda uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine inceleme yaptırılarak denetime elverişli rapor alınmamış; taşınmazın niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı ve böyle yerlerden ise imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve hangi tarihte tamamlandığı, ayrıca üzerindeki zeytin ağaçlarının dikme mi aşılı mı olduğu ve zeytin ağaçlarının kaç yaşlarında olduğu hususlarına ilişkin yeterli ve somut verilere dayalı bilgi içermeyen ziraatçi bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davacı adına senetsizden tescil edilen taşınmaz miktarı araştırılıp belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi içen Mahkemece öncelikle, komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları, taşınmaza ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğu, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, varsa üzerindeki bitki örtüsünü, ağaçların cinslerini ve yaşlarını, önceki bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde zeytin ağacı bulunduğu belirtilmiş olduğundan, söz konusu zeytin ağaçlarının yaşlarının ne olduğunu, deliceden aşılanıp aşılanmadığını, deliceden aşılanmış ise aşı yaşlarının kaç olduğunu, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar- ihyasının hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazın her yönünden çekilmiş, sınırlarının kabaca işaretlendiği renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli harita ve rapor düzenlenmesi istenmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olduğu saptandığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen miktar sınırlamaları dikkate alınarak, davacı adına senetsizden zilyetlik yoluyla tescil edilen taşınmaz miktarı tapu ve kadastro müdürlükleri ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorularak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.