YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4843
KARAR NO : 2021/10450
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf dilekçesinin kesinlik sınırından reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekle, ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu kez ek karara karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucu, … İlçesi …/… Mahallesi çalışma alanında bulunan 367 ada 1 parsel sayılı 425,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanımsız olduğu şerhi yazılarak, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, taşınmazın kendi kullanımında olduğunu iddia ederek, lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile çekişmeli 367 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki çalılık niteliği ve kullanımsız şerhinin iptali ile taşınmazda davacı …’ın zilyetliğinin olduğu hususunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, kararın HMK’nin 341/2 ve 352. maddeleri gereğince kesin nitelikte bulunduğundan istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı Hazine vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, anılan Daire tarafından ek kararla, HMK’nin 346/1. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen kullanım kadastrosuna yönelik kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi, 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Kanun maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli ve 2015/136 Esas, 2016/294 Kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, 09.03.2017 tarihli kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373. maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.