Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4911 E. 2021/9972 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4911
KARAR NO : 2021/9972
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, hüküm tarihi itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, davacı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekilinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararını temyiz etmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, kadastro çalışmaları sırasında … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 191 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak bu yerin taşlık ve çalılık niteliğinde olduğundan zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi 105 ada 191 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespitin en bilirkişisinin raporu doğrultusunda iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, seranın davalı …’a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddedilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Mersin Kadastro Mahkemesinin 07.12.2016 tarihli ve 2016/210 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararın temyize tabi olmadığına ilişkin ek kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinafa tabi olmadığına ilişkin ret kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılmak üzere, kararın istinafa tabi olmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı Hazine vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli ek kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin esasa ilişkin 01.06.2017 tarihli kararının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.