Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5295 E. 2021/10036 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5295
KARAR NO : 2021/10036
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları vekili, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 17 parselin evveliyatının Aşağıdudullu 7270 parsel olduğunu, kadastro mahkemesinin kesinleşen ilamı ile 7270 parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiğini, kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın … Mahallesi 101 ada 17 parsel sayısı aldığını, murisleri adına tapu kaydı bulunan taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca iadesi için idareye başvurduklarını ancak taşınmazın iade edilmediğini, taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince bedelsiz şekilde iade edilmesi gerektiğini belirterek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile miras hisseleri oranında adlarına bedelsiz olarak tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların, tayin edilen kesin süre içerisinde eksik harcı tamamlamadıklarından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve bu tarihten itibaren 3 ay içinde harç tamamlanarak davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde, “Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır” hükmüne; 32. maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harclar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz” hükmüne yer verilmiş olup, buna göre, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan yargılamanın yürütülmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Ancak anılan yasa hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için, öncelikle ilgili tarafa usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarı hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edilmesi gerekir.
Somut olayda; Mahkemece, 09.10.2018 tarihli duruşmada, “davacı vekiline dava konusu taşınmaza ilişkin bilirkişilerce tespit edilen 2.142.395,50 TL üzerinden eksik harcı tamamlamak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde yatırılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)” şeklinde ara karar verildiği; bilahare 19.02.2019 tarihli duruşmada, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanmadığından bahisle dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve 31.05.2019 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin yukarıda belirtilen eksik harcın davacı tarafça ikmaline dair ara kararında, davacı tarafın yatırması gereken harç miktarı belirlenmemiş ve harç miktarının hesaplanması konusunda davacı tarafa ödev yüklenmiş olduğu gibi, söz konusu ara kararda harcın yatırılmaması durumunda dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtar edilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş olup, bu haliyle söz konusu kesin süre ihtarına ilişkin ara kararın usul ve yasaya uygun olduğundan söz edilemez.
Mahkemece, yöntemine uygun şekilde oluşturulmayan ara karara sonuç bağlanmak suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.