YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6073
KARAR NO : 2021/11162
KARAR TARİHİ : 11.11.2021
MAHKEMESİ : Hatay Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Adıyaman Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, HMK’ nin 352.maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 28.03.2018 tarihli ek kararıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından ek karar temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sonucunda, … İli … İlçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain 3669, 3672, 3671 ve 3670 parsel sayılı taşınmazlar, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartıldıkları ve davalıların kullanımında oldukları şerhi verilerek, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğunu iddia ederek, davalılar lehine verilen şerhin iptali ile kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusunun değeri itibariyle davacının istinaf talebi reddedilmiş, bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, 3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen 02.11.2017 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ışığında, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak, istinaf talebinin esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi’ nin 28.03.2018 tarihli ek kararının kaldırılarak, 20.02.2018 tarihli istinaf başvurusunun reddine dair kararının BOZULMASINA, dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine, kararın bir örneğinin Hatay Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.