Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6304 E. 2021/12976 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6304
KARAR NO : 2021/12976
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında Burhaniye Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 218 ada 521 parsel sayılı 48.411,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1995 yılından itibaren …’ın fiili kullanımında bulunduğu ve üzerinde bulunan ahşap ev ile ceviz ve badem ağaçlarının bu kişiye ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, dava konusu taşınmaza komşu 218 ada 520 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine adına kullanıcı şerhi verildiğini, buna karşın fiili kullanımında olan kısmın eksik ölçüldüğünü, yaklaşık 1.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın davalı … adına kullanıcı şerhi verilen 218 ada 521 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek Kadastro Mahkemesinde dava açmış, bu Mahkemece davanın askı ilan süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesince verilen önceki hüküm, … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve 2015/12529 Esas, 2017/2074 Karar sayılı ilamı ile “dava konusu taşınmaza ilişkin tutanağın 17.06.2010-16.07.2010 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, davanında da bu süre içerisinde kalacak şekilde 12.07.2010 tarihinde açıldığı, bu nedenle Mahkemece, Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 218 ada 520 ve 521 nolu parselde kayıtlı taşınmazların yüzölçümü miktarının 12.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde krokide kesik çizgilerle gösterilen 1.125,07 metrekarelik kısmın 218 ada 521 nolu parselden ifraz edilerek 218 ada 520 nolu parsele ilave edilmek suretiyle, 218 ada 520 nolu parselin 2.135,64 metrekare olan yüzölçüm miktarının 3.260,71 metrekare olarak, 218 ada 521 nolu parselin 48.411,17 metrekare olan yüzölçüm miktarının 47.286,1 metrekare olarak düzeltilerek tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 373/4. maddesinde, “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği taktirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne dair verilen kararda, kanun yolunun HMK’nin 373/4. maddesi uyarınca temyiz olarak gösterilmesi gerekirken, hatalı şekilde istinaf olarak gösterilmiş olmasının Bölge Adliye Mahkemesine inceleme yetkisi vermeyeceği açıktır.
Bu itibarla; … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun şekilde hükmün istinaf yolu ile incelenmesi suretiyle verilen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/569 Esas, 2018/537 Karar sayılı kararı “yok hükmünde” olduğundan, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.03.2018 tarihli karara karşı davalı … vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davaların görülebilmesi için kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir. Eldeki davada, çekişmeli taşınmaz, dava tarihinde Hazine adına kayıtlı olmakla beraber, yargılama sırasında 23.09.2013 tarihinde, lehine kullanım şerhi bulunan kişi ve dava dışı diğer Alime Yıldırm ve İsmail Kaymak’a 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmış ve böylelikle taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkmıştır. Taşınmazın 3. şahıslar adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle artık şerhe yönelik dava konusuz kalmıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarih ve 2018/569 Esas, 2018/537 Karar sayılı kararının “yok hükmünde” bulunduğundan ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.