YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6305
KARAR NO : 2021/12975
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 9458 ada 7 parsel sayılı 921,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 497,56 metrekarelik kısmın 2010 yılından beri … oğlu …’un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davacı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın kimsenin kullanımında bulunmadığı iddiasına dayanarak, zilyetlik tespitinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 9458 ada 7 parselin arsa vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine, “1-6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2-Taşınmaz kullanıcısızdır.” ifadesinin yazılmasına karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde tarımsal amaçla sürdürülen zilyetliğin bulunmadığı ve taşınmazın tarım arazisi olmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmaz üzerinde, Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesi gereği kullanım kadastrosu yapılmıştır. Dava tarihinden önce 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. bendi ile; “bu kanuna göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmaz, açılmış ve devam eden davalar durdurulur.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; davacı Hazine, 6292 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra 05.12.2016 tarihinde taşınmazın kimsenin kullanımında olmayan yer olduğunu ve bu nedenle davalı lehine kullanım şerhi verilmesinin hukuka uygun bulunmadığını öne sürerek, kullanım şerhinin iptali istemiyle dava açmış olup, Mahkemece, 6292 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca dava tarihine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.