Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6420 E. 2021/11784 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6420
KARAR NO : 2021/11784
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … İlçesi Mahmutşevketpaşa Köyü 162 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 20 yıldan beri bahçe olarak … evlatları …, … ve …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın kullanıcısı … dava dışı … tarafından zilyetliğin devralındığını, 1998 yılında ise davacının zilyetliği dava dışı … devraldığını, o tarihten bugüne taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını belirterek, kendi adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yapılan iki ayrı keşif ve bu keşifler neticesinde sunulan bilirkişi raporları, özellikle yapılan ikinci keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanık beyanları ile Mahkemenin 2012/3 Esas, 2014/125 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ileri sürmüş olduğu bu iddiasını ispat edememiş olduğu, ikinci keşifte dinlenen davacı tanığının; davacının satış ve devir silsilesini doğrulamakla birlikte 2007 yılından sonra dava konusu yerin kullanılamaz hale geldiği, davalı …’in 2007 yılından sonra dava konusu yerin temizliğini yaptığı sonrasında içindeki binayı ve serayı yaptığı, 2007 yılından beri dava konusu yerin … tarafından kullanıldığı şeklinde anlatımda bulunduğu, mahalli bilirkişilerin de kullanım durumuna ilişkin anlatımda bulundukları, buna göre, davacının daha önceden satın almak ve zilyetliği devri durumu söz konusu olsa dahi 2010 yılındaki kullanım kadastrosu işlemleri öncesinde bu fiili kullanımını terk etmiş olduğu, sonrasında davalıların orman vasfındaki bu yeri kullanıp zilyetliklerini devam ettirdikleri, davalıların kullanımlarının davacının hakkına dayalı bir kullanım olmayıp kendi sahiplenme iradelerine bağlı bir kullanım olduğu anlaşıldığından subut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.