YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6430
KARAR NO : 2021/11785
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … İlçesi … Mahallesi … mevkii 412 ada 34 parsel sayılı taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın davacı tarafından kırk yıldan fazladır kullanıldığını üzerinde davacı tarafından dikilip bakımı yapılan seksene yakın zeytin ağacı bulunduğunu belirterek kendi adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile dava konusu 412 ada 34 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve ziraat bilirkişisinin 13.11.2017 tarihli raporunda nitelikleri ve yaşı belirtilen 70 adet zeytin ağacı muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 13.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki niteliğinde sayılmasına, yasal imkan bulunmadığından anılan muhdesatın tapu kütüğüne şerh verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince somut olayda, dava konusu 412 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından zeytinlik haline getirilerek 30-40 yıldır kullanıldığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarından anlaşıldığı, kullanım kadastrosunun amacı fiili kullanıcının tespiti olduğuna göre somut olayda uygulanma yeri bulunmayan, muhdesat aidiyetinin tespiti olarak davacının talebi nitelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek davacı vekilinin esasa yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davanın fiili kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olduğu ve taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından hüküm altına alınması gerekli vekalet ücretinin, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücreti olduğuna işaret edilerek davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurularının kabulüne, Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/83 Esas, 2018/135 Karar sayılı kararının, HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile; dava konusu 412 ada 34 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine “Tamamı üzerindeki zeytin ağaçları ile birlikte …’ın kullanımındadır.” şerhinin yazılmasına, davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.