YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6577
KARAR NO : 2023/6499
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyü … Mevkiinde kain 618 parsel …, 5.500,00 m2 alanlı, tarla vasıflı taşınmaz tapulama çalışmaları neticesinde 02.04.1971 tarihinde davalıların murisi Vahittin Kaya adına tescil edilmiş, 23.10.2019 tarihinde davalılar adına intikal görmüştür.
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde, davalıların murisi adına tapuda kayıtlı 618 parsel … taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiş, davalı ise katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, … ilçesi … Köyü … Mevkii 618 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasıflı olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırında kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu 618 parsel … taşınmaz yörede 2017 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda 5.500,24 m2 alanlı 148 ada 3 parsel olarak tespit gördüğünden, taşınmazın parsel numarası ve yüzölçümü değişmiştir. Bu haliyle temyize konu kararın infaz kabiliyeti kalmamıştır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince oluşan yeni duruma uygun infazı kabil bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 36/A maddesi gereğince yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 440/III-1,2,3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.