YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6833
KARAR NO : 2023/5622
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/1588 E., 2010/367 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
..Köyü,…Mevkiinde kain 863 parsel …, 1.075,00 m2 alanlı, tarla vasıflı taşınmaz 2.4.1971 tarihinde tapulama çalışmaları neticesinde 02.04.1971 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde, davalı adına tapuda kayıtlı 863 parsel … taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiş, davalı asil katıldığı duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, … ilçesi.. Köyü … 863 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasıflı olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırında kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu 863 parsel … taşınmaz yörede 2017 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda 1.022,95 m2 alanlı 139 ada 1 parsel olarak tespit gördüğünden, taşınmazın parsel numarası ve yüzölçümü değişmiştir. Bu haliyle temyize konu kararın infaz kabiliyeti kalmamıştır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince oluşan yeni duruma uygun infazı kabil bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de, 3402 … Kanun’un 36/A maddesi gereğince yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 1086 … HUMK’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
30.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.