YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7091
KARAR NO : 2021/10661
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ : Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince dava değerinin istinaf sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İli … İlçesi … Mahallesi … mevkinde kain 474 parsel sayılı 2.434,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfı ile Hazine adına 21.05.1986 tarihinde tespit ve tescil edildikten sonra, satış yoluyla davalı … adına intikal etmiştir.
Davacı … İdaresi, 10.11.2016 havale tarihli dava dilekçesi ile; … İli … İlçesi … Mahallesi … mevkinde kain 474 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğunu ve kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/1026 Esas, 2020/131 Karar sayılı ilamı ile, dava değerinin istinaf sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un hükümlerine göre yapılıp 26.05.2006 tarihinde ilân edilen orman kadastrosunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi, 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Kanun maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarih 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Buldan Asliye Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli ve 2016/341 Esas ve 2018/396 Kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373. maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine, 20.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.