YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7319
KARAR NO : 2021/10660
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Manisa Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı asıl dava davacısı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez asıl dava davacısı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi Kışla mevkiinde kain 1880 parsel sayılı 80.602,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, şahıs adına tespit edildikten sonra, Orman Yönetiminin itirazı üzerine Orman Bakanlığı mütalaası ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman olarak tesbit dışı bırakılmış, bilahare Hazine tarafından açılan dava neticesinde 2006 yılında hükmen orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Asıl dava davacısı … vekili, 2018 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda, … İli … İlçesi … Mahallesi … mevkiinde bulunan müvekkili olan davacıya eşinden kalan ve fiili olarak kullanımı altında olan toplam 80.600 m2 taşınmazın 25.101 m2’lik kısmının 2/B uygulamaları kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığını, 55.501 m2’lik kısmının ise 2/B uygulamasına konu edilmediğini ve orman sınırları içerisinde bırakıldığını, 2/B uygulamaları kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan 25.101 m2’lik kısmın müvekkilinin zilyetliği altında olmasına rağmen tutanaklarda müvekkilinin isminin yazılmadığın, bunun yanısıra içerisinde zeytin ağacı olmamasına rağmen tutanaklarda zeytinlik olarak yazıldığını, 55.501 m2’lik kısmının ise 1969 yılından bu yana fiili olarak orman vasfında olmadığını, tarım arazisi olarak kullanıldığını öne sürerek, 2/B parselinde müvekkilinin isminin uygulama tutanağına kullanıcı olarak eklenmesine, zeytinlik vasfının tutanaktan çıkarılmasına, 55.501 m2’lik taşınmaz bölümünün ise 2/B uygulamasına konu edilerek orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle; birleşen davanın davacıları … ve arkadaşları, dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan kısmını öncelerinde babaları … , vefatından sonra da mirasçıları olarak kendilerinin kullanıklarını öne sürerek 2/B parselinde isimlerinin uygulama tutanağına kullanıcı olarak eklenmesine karar verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında asıl ve birleşen davada asli müdahil …, dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan kısmını babası … sağlığından bu yana kendisinin kullandığını, bu yerde babasının fiili kullanımı bulunmadığından asıl ve birleşen davanın davacılarının miras yoluyla gelen herhangi bir haklarının olmadığını öne sürerek, 2/B parselinde isminin uygulama tutanağına kullanıcı olarak eklenmesi istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca devlet ormanlarının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmalarının zorunlu olduğu, gerçek kişilerin orman tahdidi içerisinde kalan bir taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararlarının olmadığı, aynı konuda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı kadastro Kanunu’ nun Ek-4. maddesine göre kullanım kadastrosuna ilişkin bir çalışmanın dolayısıyla kullanıcı yönünden bir tespitin yapılmadığı, bu durumda davacılar ile müdahilin tutanaklara isimlerinin kullanıcı olarak yazılması talepleri yönünden hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl dava davacısı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman kadastro işlemine itiraza ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlamasının 6831 sayılı Kanun’a göre yapılarak 2016 yılında kesinleştiği ve taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 28.02.2019 tarihinde ilân edilen 6831 sayılı Kanun’a göre orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile bu ormanların 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmasında dava konusu taşınmazın 25.101,47 m2’lik kısmının 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı, 55.501,15 m2’lik kısmının ise 2/B kapsamına alınmayarak orman sınırları içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 22.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.