Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8266 E. 2021/10425 K. 15.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8266
KARAR NO : 2021/10425
KARAR TARİHİ : 15.10.2021

MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Mustafakemalpaşa Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İli … İlçesi … Mahallesi (Köyü) 842 parsel sayılı 2.200 m2 yüzölçümlü taşınmaz, 21.02.1949 tarihinde orman vasfıyla … adına tescil edilmiştir.
Yörede 1946 yılında 7 nolu orman tahdit komisyonu tarafından orman tahdidi yapılarak 28.07.1947 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı; 1983 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre arazi kadastrosu yapılarak bu çalışmaların 21.09.1983 tarihinde kesinleştiği; daha sonra bu mahalle sınırları içerisindeki ormanlarda 1989 yılında 40 nolu orman kadastro komisyonu tarafından kesinleşmiş orman sınırlarının aplikasyonu ve 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı, bu çalışmaların 23.05.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, bilahare kesinleşen bu çalışmaların … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/314 Esas ve 2003/399 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği; 15.04.2014 tarihinde işe başlayan 40 nolu orman kadastro komisyonu tarafından Çamlıca Mahallesi çalışma alanı içerisinde bulunan evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 2/B uygulama çalışması yapıldığı ve bu çalışmaların 04.03.2016 tarihinde otuz gün süreyle askı ilanına çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı …, … Mahallesi (Köyü) 842 nolu parsele komşu 67 nolu parselin 1/6 paylı maliki olduğunu, 842 nolu orman parselinin uzun süreden beri kendi kullanımında olduğunu, yörede orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapıldığını, ancak 842 parsel açısından 2/B uygulaması yapılmadığını belirterek, 842 parselin 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılması ve kullanıcı olarak kendi adının yazılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; orman sınırları içerisinde kalan bir yerin idarece orman sınırları dışına çıkarılmaması nedeni ile davacıların ileri sürebileceği yasal bir hak ve hukuki yararlarının bulunmadığı, idareyi zorlayıcı biçimde dava yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine hükmedilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine, temyiz nedenlerine ve temyiz edenlerin sıfatına göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 15.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.