Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8310 E. 2021/11684 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8310
KARAR NO : 2021/11684
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … Kadastro Mahkemesinin 18.07.2017 tarih ve 2017/48 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararıyla 6292 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre yapılan işleme ilişkin talep yönünden davanın kabulüne, davacının kullanıcı tespiti çalışmalarının iptaline ilişkin talep yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı … ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, davacı vekili ve davalılar … ve …’ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili ile davalı …’ın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili, 6831 sayılı Kanun’un 2896 sayılı Kanunla değişik 2/b uygulamasının 43 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapıldığını, dava konusu alanın XVIII parsel olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ve 08.11.1985 tarihinde ilan edildiğini, bu kararın iptali için … Asliye Hukuk Mahkemesinde 1986/18 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve mahkeme kararıyla 43 nolu Orman Komisyonunca yapılan orman sınırı dışına çıkarma kararının iptaline karar verilerek taşınmazın vasfının orman olarak düzeltildiğini, 59 nolu komisyonunca … Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının uygulanmadığını, 5831 sayılı Kanun’la 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4 maddesine göre yapılan çalışmalarda da kararın uygulanmadığını, 121 ada 1 parselin fiili kullanıcısı olarak … ve …’ın belirlendiğini, 121 ada 2 parselin ise eylemli orman olarak tespit edildiğini, bu çalışmanın 19.08.2010 tarihinde ilan edildiğini, 6292 sayılı Kanun’un 11.maddesinin 10. fıkrası gereğince pafta ve zemin uyuşmazlıkları düzeltmelerinin ise 25.12.2013-23.01.2014 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığını, mahkeme kararı uygulanmayarak yapılan kullanıcı tespitinin 6292 sayılı Kanun gereği yapılan çalışmalarda da aynen korunduğunu ileri sürerek, 5831 ve 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmalarda uygulanmayan mahkeme kararının uygulanarak XVIII nolu 2/B parseli üzerindeki kullanıcı tespiti çalışmalarının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Dava, … İli … İlçesi … Mahallesinde yapılan 6831 sayılı Kanun’un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/b uygulaması doğrultusunda 43 nolu Orman Kadastro Komisyonunca XVIII parsel olarak belirlenerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yere ilişkin olup, getirilen tapu kayıtlarına göre dava konusu yerin, 21.09.2010 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile Hazine adına tescil edilen 772,90 m2 yüzölçümündeki bahçe vasıflı 121 ada 1 parsel ve yine aynı tarihte tesis kadastrosu yoluyla Hazine adına tescil edilen 1.235,63 m2 yüzölçümündeki ağaçlık alan vasıflı 121 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece, davacının talebinin 2010 yılında yapılan Ek-4 kullanım kadastrosu sonucu oluşan parsellerin kullanıcılarının iptali istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı, istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2017 tarihli ve 2017/972 Esas, 2017/959 Karar sayılı ilamı ile davanın 6292 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi gereğince orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi davası olduğu, davanın askı ilan süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın esasına girerek esasla ilgili karar vermesi gerektiği belirtilerek kaldırılmış ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu … Köyü XVIII nolu 2/B parselinin, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/18 Esas, 1987/16 Karar sayılı ilamı 2/B’ye çıkarma işleminin iptal edilerek orman olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmakla, bu parselin 6292 Sayılı Kanun’un 11. maddesine göre yapılan Teknik Hataların Tespit ve Düzeltme İşleminde Orman Tahdit Hattı dışarısında bırakma işleminin iptaline, XVIII nolu 2/B parselinin bulunduğu alanın orman tahdit hattı içine alınmasına, davacı tarafın XVII nolu 2/B parseli üzerindeki kullanıcı tespiti çalışmalarının iptal edilmesine ilişkin talebi yönünden Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin … Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna, dosyanın kesinleştiğinde ve istem halinde Görevli … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu taşınmazlara ait tutanak asıllarının Tapu Müdürlüğüne iadesine ve üzerlerine konulan davalı şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı … İdaresi vekili ile davalılar … ve … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, dosya kapsamı, delil durumu, … Kadastro Mahkemesinin 2017/48 Esas ve 2017/196 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı … vekilinin ve davalılar … ve …’ın istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı … İdaresi vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi gereğince yapılan çalışmalara itiraz ve dava konusu parsellerin beyanlar hanesindeki kullanıcı tespitinin iptali istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı … İdaresi vekilinin ve davalı …’ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu alanın “XVIII” nolu 2/B parseli olduğu, dava dilekçesinde, bilirkişi raporlarında ve hatta mahkemenin gerekçeli kararında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, hükmün 4. fıkrasında “XVII” nolu 2/B parseli olarak yazılması ve Bölge Adliye Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek istinaf taleplerinin esastan ret kararı verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerekmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendindeki “XVII” rakamının çıkarılarak yerine “XVIII” rakamının eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin ve davalı …’ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.