YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8329
KARAR NO : 2021/11121
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
K A R A R
Davacı … vekili, müvekkili olan davacının 30 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunan 5.000 m2’lik arazinin bölgede yapılan ve 25.01.2016 tarihinde askıya çıkartılan son kadastro çalışması ile orman tahdit sınırı içine alındığını ve Reşadiye 1 nolu Devlet Ormanına dahil edildiğini, ancak taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazın 6831 Sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına tescili ile tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilinin adına zilyetlik ve tasarruf sahibi olduğunun tespitine ilişkin şerh verilmesi istemiyle dava açmış; müdahil … 17.11.2016 tarihli dilekçesiyle, 278 (A) orman parseli olarak gösterilen taşınmazın 1.500 m2’sinin orman sınırı dışına çıkarılarak beyanlar hanesine adına şerh verilmesi talebiyle davaya katılmış ve bilahare verilen dilekçelerle orman idaresince taşınmazda gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarının tedbiren durdurulması talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılan kesinleşmiş orman tahdidinde kaldığı, ölçüm ve düzeltme çalışmaları sonucunda yeni bir durum oluşturulmadığı, kadastro çalışmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının ve asli müdahilin dava ve tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, davacı vekili ile asli müdahilin istinaf istemi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 10. Maddesinde, tebligatın ilk olarak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı; 21. Maddesinde ise, kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği; bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi kabul edileceği ve ve tebligatın buraya yapılacağı hüküm altına alınmış olup, bu itibarla, mernis adresine yapılan tebligatın da iade edilmesi halinde, Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesine göre yapılması gerekir.
Somut olayda, vekille temsil edilmeyen asli müdahil …’a, Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ve davacının temyiz dilekçesi vekil sıfatıyla tebliğe çıkarılmış ve adı geçene Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olup, tebligat evrakının incelenmesinde; tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama sebebini, adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden kararı muhtara tebliğ ettiği ve 2 no’lu fişi kapıya yapıştırarak tebliğ işlemini tamamladığı ve ayrıca tebligat evrakına, evrakın gösterilen adreste ehliyetli ve ehil kişiye tebliğ edildiğine dair damga basılmakla, tebligatın hangi yöntemle yapıldığı hususunda çelişki oluşturulduğu görülmektedir.
Bu haliyle, anılan tebligatın yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu anlaşıldığından; Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ile davacının temyiz dilekçesinin, asli müdahil …’a, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın gönderilmesi için dosyanın, Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.