YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8389
KARAR NO : 2021/12695
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ”Hükme dayanak bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu açıklanarak, mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın orman tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulüne, … İlçesi … Mahallesi 138 ada 268 parsel sayılı taşınmazın 18.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 23.119,90 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, kabul edilen kısım yönünden müdahalenin önlenmesine ve bu kısım üzerinde davalı lehine verilmiş şerhin terkinine, geri kalan B harfi ile gösterilen 302.571 metrekarelik bölüm bakımından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davacı … idaresi tarafından tahdit içinde kalan kısma yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasında, orman olan bölümler belirlenerek karar verildiğine göre, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davacı … İdaresinin men’i müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, Türk Medenî Kanunu’nun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca haksız bir elatma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceğinden müdahalesinin men’ine karar verilemez.
Bu itibarla; Mahkemece, müdahalenin mennine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması da usûl ve kanuna aykırıdır.
Ayrıca, tapu kaydı üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı halde Mahkemece şerhin terkinine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan; Mahkemece, davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanun’a eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanun’un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince, davacı … İdaresinin açtığı dava nedeniyle davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.