YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8423
KARAR NO : 2022/236
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “Tapu kaydının idari yoldan oluştuğu tarihten geriye doğru davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu … ilçesi … Mahallesi 367 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokisinde A-1 harfi ile gösterilen 2.636,60 m2′ lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece dava konusu taşınmazın A-1 harfi ile gösterilen 2.636,60 m2’lik kısmının davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, Kadastro Müdürlüğünün 03.04.2014 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın 1967 yılında 766 sayılı Kanuna göre yapılan kadstro çalışmaları sırasında orman olarak tespit harici bırakıldığının belirtildiği ve bu sebeple taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca imar ihyaya muhtaç bir yer olduğu, ayrıca 367 parsel sayılı taşınmazın farklı bölümü hakkında açılan ve temyiz incelemesi için Dairede bulunan 2021/9682 Esas sayılı dava dosyası içinde bulunan … İmar Müdürlüğünün 03.04.2014 tarihli ve İBB: 64377 sayılı yazısına göre taşınmazın 22.07.1983 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 24.02.1984 onay tarihli 1/1000 ölçekli … Geri Görünüm uygulama imar planı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda karşısında, taşınmazda davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyetlikle kazanma süresinin, taşınmazın içinde bulunduğu imar planının onay tarihine kadar dolmadığı açık olup Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. maddeleri uyarınca zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80.70 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 90.30 TL’nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.