YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8427
KARAR NO : 2021/12679
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları, … İli … İlçesi … Köyü 311 parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bilahare 2924 sayılı Kanun uyarınca Hak Sahipleri Tespit Komisyonu tarafından belli bölümlerinin hak sahibi olarak kendilerinin belirlendiğini, paylarına düşen bölümlere ilişkin belirlenen rayiç bedelin taraflarından ödendiğini ancak, tapuda devir işlemlerinin yapılmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile satın aldıkları payların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacılar … ve … tarafından açılan davanın işlemden kaldırıldığı ve 3 ay içinde yenilenmediği anlaşılmakla açılmamış sayılmasına; diğer davacılar tarafından açılan davanın, davacıların satın aldıkları yerlere ilişkin ifraz yapılıp ayrı parsel numarası verildiği takdirde dava açma hakları saklı kalmak üzere reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacılar … ve … vekilinin, davanın açılmamış sayılmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar Mahkemece, davacılar … ve … tarafından açılan davanın işlemden kaldırıldığı ve üç ay içinde yenilenmediği anlaşılmakla açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, 20.10.2010 tarihli celsede davacılar vekiline eksik harcın ikmali için gelecek celseye kadar süre verildiği halde, ara kararda yatırılması gereken harç tutarının açıkça belirtilmediği ve bu haliyle adı geçen davacılara eksik harcın ikmali için kurulan ara kararın, usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından, davacılar … ve … tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır.
2. Davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; … İli … İlçesi … Köyünde yapılan çalışmalar sonrasında çekişmeli 311 parsel sayılı taşınmazın, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, bu parselin 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre satılıp satılamayacağı ve satılan bu payların alıcılar adına tescil edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, yörede 1998 yılında çalışmaya başlayan Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonunca 311 parsel sayılı taşınmazın kısmen davacılara satıldığı ve satış bedellerinin Orköy Baş Mühendisliğine ödendiği, … Batı … Bölge Müdürlüğü … Baş Mühendisliği 2/B Satış Komisyonu Başkanlığının bu payların satın alanlar adına tescilini istediği, ancak tescil edilmediği ve bu suretle Odabaşı köyü 311 parsel sayılı taşınmazın halen Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hüküm tarihinden sonra, 26.04.2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un “Atıflar ve sonuçlandırılamayan işlemler” başlıklı 14. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının, “Diğer mevzuatta 2924 sayılı Kanun’a ve 4070 sayılı Kanun’a yapılan atıflar bu Kanun’a yapılmış sayılır. 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahibi olduğu tespit edilenler hakkında yapılan ve tamamlanamayan işlemler, mali yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getiren kişilerin hakları korunarak bu Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca sonuçlandırılır.” Aynı Kanun’un “Davalar” başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasının, “Bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılmak üzere ilgilileri tarafından süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması veya başvuruda bulunulmasına rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle hakkında işlem yapılamayan taşınmazlara ilişkin olarak ikinci fıkra uyarınca açılmamış davalar açılır, durdurulan davalara devam edilir ve kesinleşmiş yargı kararları yerine getirilir.” hükümleri uyarınca, davacıların 6292 sayılı Kanun’da öngörülen haklarını kullanabilmesine imkan verilerek, sonucuna göre karar verilmesi için Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle tüm davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün tüm davacılar yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.