Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8578 E. 2022/1674 K. 28.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8578
KARAR NO : 2022/1674
KARAR TARİHİ : 28.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 113 ada 77 parsel sayılı 726,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz fundalık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Kadastro sırasında, … Köyü 113 ada 29 parsel sayılı 4.058,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 11.05.2000 tarihli ve 21 sıra nolu tapu kaydına dayanarak tarla vasfıyla beyanlar hanesine “ bu parsel … oğlu … …’ın kullanımındadır” yazılı olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak uzun yıllardır zilyetliğinde bulunan taşınmazın bir kısmının 113 ada 77 parsel numarası ile Hazine adına tespit edildiğini bir kısmının da orman olarak bırakıldığını, zilyetliğinde olan yaklaşık 11000 m2’lik kısmın adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı dava konusu taşınmazın 113 ada 29 parsel olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; dava konusu 113 ada 29 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi … tarafından … Kadastro Mahkemesinin 2009/115 Esas sayılı dava dosyasına sunulmuş bulunan 30.05.2011 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilmiş bulunan 1.687,50 m2’lik kısmın tarla vasfında olup, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak uzun yıllardır zilyetliğinde bulunan taşınmazın mülkiyetinin kazanmasına yönelik şartlara sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2016/6354 Esas, 2017/10080 sayılı Kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, bu defa davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, Yerel Mahkemenin temyize konu 22.05.2018 tarihli kararı davacı vekiline 28.09.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından 15.10.2018 tarihinde karar temyiz edilmiştir.
Bu durumda, yasal temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 6100 sayılı HMK’nin 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 346/1. maddesi hükmüne göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinin SÜREDEN REDDİNE, alınan peşin harcın temyiz edene istek halinde geri verilmesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine
28.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.