YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/883
KARAR NO : 2021/2768
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen davada; Mahkemece, 14.12.2011 tarihli ve 2008/8 Esas, 2011/1986 tarihli kararı ile tapuda 1/4 pay sahibi … mirasçılarına karşı açılan tescil davasında verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; … hissesinin tesciline dair Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine; … hissesinin iptali ile davacı adına tesciline dair davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece 21.10.2016 tarihli ek kararla davacı vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 10 ve 86 parsel sayılı taşınmazların 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 1/4’er hisse ile …adına tespit ve tescil edildiğini, vekil edeninin 10 parsel sayılı taşınmazı 22.11.1972 tarihinde …’dan, 86 parsel sayılı taşınmazı 18.02.1972 tarihinde …’dan adi senetler ile satın aldığını, o tarihten 2004 tarihine kadar nizasız fasılasız kullandığını, …’nın 1976 tarihinde öldüğünü, …’nın ise gerçek kimliğine rastlanılamadığını açıklayarak TMK 713/2. maddesi gereğince dava konusu 10 ve 86 parsel sayılı taşınmazlardaki … ve …’ya ait payların iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında, dava konusu taşınmazların tapulama çalışmalarında adı, soyadı, baba adı belli olan kişiler adına tespit ve tescil edildiğini, tapu kayıtlarının incelenmesinde … nın tapu kaydında isim tashihi yaptığını,…öy halkı arasında “…”, “…” olarak seslenildiğini, … kızı …’nın gerçekte … kızı … olduğunu, … kızı …’nın bilinen kişi olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar … mirasçıları …, …, …, …, … vekili cevap dilekçesinde, davacının dava konusu taşınmazları icar karşılığı ektiğini, sözü geçen satım senedinin geçerli olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin 14.12.2011 tarih, 2008/8 Esas ve 2011/1986 tarihli kararı ile tapuda 1/4 pay sahibi … mirasçılarına karşı açılan tescil davasında verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; … hissesinin tesciline dair Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine; … hissesinin iptali ile davacı adına tesciline dair davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece 21.10.2016 tarihli ek kararla davacı vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre Mahkemece verilen kararın yasal süresinde temyiz edilmediği anlaşılmakla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından HMK’nin 346 /1 maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan Gölbaşı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2016 tarihli ek karar hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
59,30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 3,50 TL’nin temyiz eden davacıya iadesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi