Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9453 E. 2021/11972 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9453
KARAR NO : 2021/11972
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ : Eskişehir Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Eskişehir Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı Hazine vekili ve fer’i müdahil … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez fer’ i müdahil … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda müvekkili adına tarım arazisi ve bağ arazisi vasfı ile kayıtlı bulunan … İli … İlçesi … Köyü 114 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 54 nolu orman kadastrosu komisyonu tarafından orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına ilişkin komisyon kararının iptaline ve yeniden orman olmayan açık alan şeklinde orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı Hazine vekili ve fer’i müdahil … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar fer’i müdahil … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nin 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında; “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü yer almakta;
Anılan Kanunun “Fer’i Müdahale” başlıklı 66. maddesinde ise; “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’i müdahil olarak davada yer alabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Belirtilen müdahale şekillerinin davadaki konumu ve sonuçları farklıdır. Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.
Müdahale talebinin kabulü halinde fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, HMK’nin 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur.
Bu itibarla; fer’i müdahilin ancak lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği ve tek başına temyiz yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, fer’i müdahil … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.