YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9879
KARAR NO : 2021/8836
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılmak suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili, duruşmasız olarak davacı … vekili, davacı …, davacı … … ve arkadaşları, davacı … ve arkadaşları tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.09.2021 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davalı Hazine vekili Av. ……, …’ün katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Foça İlçesi Yenibağarası Köyü çalışma alanında bulunan 18, 23, 24, 28, 31,32, 33, 40, 41, 50, 59, 60, 64, 71, 74, 80, 81, 88, 92, 101, 103, 104, 105, 108, 109, 114, 119, 122, 123, 126, 139, 148, 149, 151, 163 ve 1424 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan, 1424 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla; diğer taşınmazlar ise, mera olduklarından söz edilmek suretiyle ve 40, 50, 59, 60, 64, 71, 74, 80, 81, 88, 92, 148, 149, 151 ve 163 parsel sayılı taşınmazların tutanaklarının beyanlar hanesinde muhdesatlar ve kullanıcıları gösterilerek Hazine adına tespit edilmişlerdir. Dava konusu 163 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar hakkında sırasıyla davacılar …… ve … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazların tamamı hakkında ise davacı … tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı … ……nın davasının kısmen kabulüne, davacılar …, …, … …, …, … ve …’ın davalarının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, çekişmeli taşınmazlardan 1424 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar üzerindeki muhdesatlar ve hüküm yerinde gösterilen kullanıcıları tapu kütüklerinin beyanlar hanesinde tescil edilmek suretiyle, çekişmeli 59, 60, 74, 105, 108, 109, 114, 122, 123, 139, 148, 149 ve 151 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 59, 60, 74, 139, 148, 149 ve 151 parsel sayılı taşınmazların … mirasçıları adına; 105 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hazine ve … mirasçıları adına, 108 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hazine ve … mirasçıları adına; 109 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hazine ve… … mirasçıları adına; 114 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında Hazine, … ve …adına; 122 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına; 123 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına; dava konusu diğer taşınmazların ise tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı …, davacı … … ve arkadaşları, davacı … ve arkadaşları, davacı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 03.02.2010 tarihli bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli görüldüğü belirtilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların edinme sebeplerinde belirtilen K.sani 1312 tarihli 55 ve 56 sıra numaralı tapu kayıtları ile davacılardan …’nın dayandığı Mart 1950 tarihli ve 15 sıra numaralı tapu kaydı ve aynı kök kayıttan geldiği anlaşılan davalı Hazinenin dayandığı 10.05.1938 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları, anılan tapu kayıtlarının revizyon durumları sorulup revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşmuş iseler tapu kayıtlarının onaylı örnekleri getirtilmemiş, tapu kayıtları mahallinde uygulanmamış, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellere ait kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanak kayıtları ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilmemiş, Foça Gezici Kadastro Mahkemesinin 1960/5 Esas ve 1963/29 Karar sayılı bir kısım dava konusu taşınmazlar hakkında görülen dava dosyasında yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen teknik bilirkişi raporu ve krokisinin değerlendirildiği, soyut nitelikte ve denetime elverişli olmayan 03.02.2010 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, bir kısım taşınmazların edinme sebebinde “Hazineye ait mera oldukları” belirtildiği ve davalı Hazine tarafından da mera iddiasında bulunulduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, bir kısım davacılar taşınmazların kendilerine iskanen verildiğini ileri sürdükleri halde, iskan kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak, mevcut ise bu kayıtlar ve varsa harita ve krokileri getirtilip yöntemince uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, K.sani 1312 tarihli 55 ve 56 sıra numaralı, Mart 1950 tarihli ve 15 sıra numaralı, 10.05.1938 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa haritaları getirtilmeli, tapu kayıtlarının herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşmuş iseler tapu kayıtlarının onaylı örneklerinin, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı örneklerinin ve varsa oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtların, çekişmeli taşınmazları kapsayacak şekilde mera tahsisi bulunup bulunmadığının, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede iskanen dağıtım yapılan yerlerin bulunup bulunmadığının, varsa tüm iskan belgeleri ve ekleri ile özellikle haritalarının ve bir kısım davacılara iskanen tahsis edilen yerler var ise ilgili kurumlardan sorulup varsa tahsis kararı ve krokisi celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köy ve komşu köy halkından yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında öncelikle tapu kayıtlarının varsa haritaları teknik bilirkişi eliyle zemine uygulanarak 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca kapsamları belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritalarının bulunmaması ya da uygulama yeteneğinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise, tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilinmeyen sınırlar için taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli ve bu şekilde tapu kayıtlarının kapsamları kesin olarak belirlenmeli; varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları tespit edilmeli ve yine varsa iskan kayıtları ve haritaları yöntemince uygulanmalı; çekişmeli taşınmazların, tapu kayıtlarının, iskan kayıtlarının ve varsa mera tahsis haritasının kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde yöntemince mera araştırması ve zilyetlik araştırması yapılmalı; bu bağlamda mahalli bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan mera olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmişlerse ihyanın hangi tarihte bitirildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyanın tamamlandığı tarihi ve üzerinde zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; mera tahsis kararı bulunması ve taşınmazın tahsis haritası kapsamında kalıp, öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuki yönden değer taşımayacağı düşünülmeli; bir kısım dava konusu taşınmazlar hakkında Foça Gezici Kadastro Mahkemesi’nin 1960/5 Esas ve 1963/29 Karar sayılı dava dosyasında verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.12.1965 tarihli ve 1965/ 5297 Esas, 1965/7250 Karar sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmakla, sözü edilen Yargıtay ilamı dosya arasına getirtilerek bu bozma ilamında belirtilen hususlar da göz önünde bulundurulmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; açılmış bir dava ya da eldeki davaya katılımları bulunmadığı halde, bir kısım dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunduğu belirtilen muhdesatların, tapu kütüklerinin beyanlar hanesinde gösterilerek bu kişiler adına tescil edilmek suretiyle hüküm kurulması dahi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine’ye verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.