Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9906 E. 2021/8843 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9906
KARAR NO : 2021/8843
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı … ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil davacı … İdaresinin davasının kabulüne, müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı …, duruşmasız olarak davacılar … ve müşterekleri vekili, müdahil davacılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.09.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden …, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ve Orman İşletme Müdürlüğü vekili Avukat Işıl Hilal Soylu Kurt’un katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı belirtilerek; öncelikle çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü tüm parsellerin tespit tutanakları ile tespitleri kesinleşmişse oluşan tapu kayıtlarının, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde yer alan dere ötesindeki ve doğusunda yer alan yol ötesindeki komşu parsellerin tespit tutanakları ile varsa tespitlerinin dayanağı olan tapu ve vergi kayıtlarının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eskisinden en yenisine bulunabilen tüm memleket haritaları ve hava fotoğrafları getirtildikten sonra mahallinde yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşiflere katılmamış üç orman bilirkişisi ve üç ziraat mühendisi bilirkişisi ile bir harita mühendisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planlarında çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; taşınmazın birbirinden farklılık arz eden bölümlerinin ayrı ayrı ele alınarak, bu bölümlerin toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve sayısı, kapalılık oranı, hâkim ağaç türü hususlarının ve çevresinin incelenmesi; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokinin düzenlettirilmesi, orman sayılmayan bölümler yönünden bu yerlerin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının, kalmıyorsa zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığının, öyleyse zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince saptanması, davalı tarafın dayandığı vergi kayıtları, davacı gerçek kişilerin tutunduğu vergi beyanları ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ve vergi beyanlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, yerel bilirkişi sözlerinin komşu parsel kayıtları ve dayanakları ve memleket haritalarındaki mevki ve yer isimlerinin okunarak denetlenmesi, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, tapu ve vergi kayıtlarının sınırları ve yüzölçümü ile geçerli kapsamının belirlenmesi, harita mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren kroki düzenlettirilmesi; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan bölümlerinin, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, yöntemince zilyetlik araştırması yapılması, bu bağlamda ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığını, toprağın derinliğini, eğimini, bitki örtüsünü, üzerindeki muhdesat ve ağaçların cinsini, sayısını, sulama ve yağışa göre verimlilik hususunu açıklayan rapor alınması; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne zaman başladığı, kimin tarafından kaç yıl süreyle ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususlarının sorularak, tespit tarihine kadar davacılar ya da davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı … ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil davacı … İdaresinin davasının kabulüne, müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 101 ada 762 parsel sayılı taşınmazın 28.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen 10.900,09 metrekarelik bölümünün orman vasfıyla Hazine adına; aynı raporda (L) harfi ile gösterilen 33.945,15 metrekarelik bölümünün ise beyanlar hanesindeki şerhler aynı kalmak suretiyle davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı … İdaresi vekili, müdahil davacı Hazine vekili, davacılar …, …, …, …, … ve … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, davalının dayandığı ve çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının “İnlitaş” ve “Çeşme” sınırları itibariyle nokta sınırlı, dere ve yol sınırları itibariyle ise değişken sınırlı olup, miktarlarıyla geçerli olduğunun anlaşılmasına, 28.05.2018 tarihli jeodezi bilirkişisi raporunda çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün (aynı raporun ekindeki krokide (L) harfi ile gösterilen bölüm) 1956 tarihli hava fotoğrafında tarla niteliğinde olduğunun belirtilmiş olmasına ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da dava konusu taşınmazın bu bölümünün davalının ve bir kısım davacıların zilyetliğinde olduğunun ve bu kişiler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun belirlenmiş omasına göre, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik müdahil davacılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2.a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine ve çekişmeli taşınmazın bu bölümünün orman niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
b)Davalının çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölüm içinde kalan ve (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve davalının dayandığı Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, vergi ve tapu kaydının sabit sınırlı olduğu, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümü içerisinde bulunan ve teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacıların zilyetliğinde bulunduğu ancak davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b ve 13/B-c koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının sınırları dere, inlitaş, çeşme ve yol sınırları itibariyle gayri sabit sınırlı olup, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …; (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …; (F) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …; (G) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … ve (I) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı …’ün zilyetliğinde olduğunun ve bu davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmış olmasına göre, dava konusu taşınmazın bu bölümlerine ilişkin hükme yönelik davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
3.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmış olmasına göre, dava konusu taşınmaza ilişkin hükme yönelik davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
4.Çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davacılar …, …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve davalının dayandığı Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, vergi ve tapu kaydının sabit sınırlı olduğu, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümü içerisinde bulunan ve teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacıların zilyetliğinde bulunduğu ancak davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b ve 13/B-c koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ve 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının sınırları dere, inlitaş, çeşme ve yol sınırları itibariyle aynı sınırları ihtiva etmekte olup, tapu kaydının yüzölçümü 11.028,00 metrekare, vergi kaydının yüzölçümü ise 87.000,00 metrekare olduğundan ve taşınmazın bu bölümü içinde bulunan ve teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümler dışında kalan kısım üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, vergi kaydının zilyetlikle birleştiği
hususu da nazara alındığında, miktarı fazla olan vergi kaydına itibar edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, tapu ve vergi kaydının sınırları “İnlitaş” ve “Çeşme” sınırları itibariyle nokta sınırlı, “yol” ve “dere” sınırları itibariyle ise gayri sabit sınırlı olup, Mahkemece, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölüm içindeki (A) harfi ile gösterilen bölümde davacı …; (B) harfi ile gösterilen bölümde davacı …; (F) harfi ile gösterilen bölümde davacı …; (G) harfi ile gösterilen bölümde davacı … ve (I) harfi ile gösterilen bölümde ise davacı … yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu hususu da gözetilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın kuzey sınırındaki dere ile doğu sınırındaki Gülnar-Mut yolundan başlanmak ve tespite esas alınan ve miktarı fazla olan vergi kaydına itibar edilerek, taşınmaz bölümünde davacılar yararına iktisap koşullarının oluştuğu bölümlerin ayrı ayrı davacılar lehine, kalan bölümün ise davalı lehine olacak şekilde hüküm kurulmalıdır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu ve vergi kaydının sınırları itibariyle taşınmazın kuzey sınırındaki dere ile doğu sınırındaki Gülnar-Mut yolundan başlanmak suretiyle, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümü içerisindeki (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerde yukarıda belirtilen davacılar yararına ayrı ayrı zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gözetilerek davacılar adına tapuya kayıt ve tescillerine, kalan bölümün ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik müdahil davacılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin; (2-(a) ve (b) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının; (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (4) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar …, …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davalı …’dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan … hariç … ve arkadaşlarına verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, davalı …’dan peşin alınan 44,40 TL’nin onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin alınmasına, davacı …’ten 59,30 TL onama harcının alınmasına, davacı … ve diğerlerinden peşin alınan harcın iadesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 14.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.