YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1179
KARAR NO : 2023/6489
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 06.09.2010
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili Merkez ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 162 parsel … 14,400,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, … Köyü Tüzel Kişiği adına tespit edildikten sonra, askı ilan süresi içerisinde Hazine tarafından açılan dava sonucunda … Kadastro Mahkemesi’nin 11.6.2009 tarih ve 2006/450 Esas, 2009/77 Karar … kararıyla, davanın reddine ve taşınmazın tarla vasfı ile yapılan tespitinin iptali ile çayır vasfı ile davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu kararın davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 31.5.2010 tarih ve 2009/5013 Esas, 2010/3296 Karar … ilamıyla; “…Davalı Köy Tüzel Kişiliğinin davaya konu 109 ada 162 parsel … taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmazın dava dışı üçüncü kişilerin zilyetliğinde bulunduğunun mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği; kuşkusuz üçüncü kişilerin derdest davaya katılmaları veya tutanak kesinleştikten sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde genel mahkemelerde dava açma hakları da bulunduğu açıklanarak, davacı Hazine’nin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine …” değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, Kadastro Mahkemesinin 28.9.2010 tarih ve 2010/62 Esas, 2010/67 Karar … kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda davacı Hazine’nin davasının kabulüne, çekişmeli 109 ada 162 parsel … dava konusu taşınmazın tarla vasfı ile yapılan tespitin iptali ile çayır vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve verilen bu kararın 25.11.2010 tarihinde kesinleşmesiyle taşınmaz Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı …, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne (yukarıda açıklanan tespite itiraz davasının kesinleşmesinden evvel) 06.09.2010 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde özetle; vergi kaydı, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … ili Merkez ilçesi … Köyü 109 ada 162 parsel … taşınmazın adına tescilini istemiştir.
3. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2012 tarih ve 2010/414 Esas, 2012/662 Karar … kararı ile, davanın kabulüne ve çekişmeli 109 ada 162 parsel … taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; bu kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 tarih ve 2013/11794 Esas, 2013/10256 Karar … ilamıyla; “…çekişmeli taşınmaz hakkında … Kadastro Mahkemesinde Hazine tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının 28.09.2010 tarihinde karara bağlanarak taraflarca temyiz edilmeksizin 25.11.2010 tarihinde kesinleştiği; aynı taşınmaz hakkındaki temyize konu … bu davanın ise kadastro mahkemesindeki dava derdest iken 06.09.2010 tarihinde açıldığı; eldeki bu davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesindeki davanın derdest olduğu gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu açıklanarak, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili … Kadastro Mahkemesine gönderilmesi …” gereğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozma ilamı doğrultusunda dosyanın görevli … Kadastro Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş ve dava Kadastro Mahkemesinin 2021/9 Esas sırasına kaydedilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben verdiği cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, çekişmeli taşınmazda davacının hakkı olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… dava konusu taşınmazın davacının murisi …’in 1972 yılındaki vefatı ile davacının babası … ve amcası …’e kaldığı, 1991 yılına kadar birlikte çayır olarak kullandıkları, 1991 yılında …’un vefatıyla … mirasçıları ve …’ün aralarında rızai taksim ile taşınmazları paylaştıkları ve bu taşınmazın da davacı …’a kaldığı, 1991 yılından bu yana…’ın bu taşınmazı çayır olarak biçip ekonomik kazanç elde ettiğinin anlaşıldığı, dayanılan vergi kaydının da dava konusu taşınmazı kapsadığı ve zilyetlikle de birleştirdiği böylece 3402 … Kanun’un 14. Maddesinde düzenlenen miktar sınırlaması da dikkate alınarak davacının zilyetlikle kazanım şartlarını sağladığı, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerektiği; ayrıca … Kadastro Mahkemesinin 2006/450 Esas … yargılaması neticesinde verilen hükmün kesinleşmesi ile dava konusu taşınmazın hükmen tescilinin yapıldığı ve tapu kaydının oluştuğu, 3402 … Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakiminin infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlü olduğu, bu nedenle infaza elverişli hüküm kurulması ve mükerrer tescile sebebiyet verilmemesi amacıyla dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve hükmen oluşan tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne; çekişmeli 109 ada 162 parsel … taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve hükmen oluşan tapu kaydının iptali ile aynı ada ve parsel numarası altında tespit tutanağındaki miktarı aynı kalmak kaydıyla çayır vasfıyla davacı … adına tapuya tesciline, …” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olsa dahi zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini, yapılan araştırmaların karar vermeye yeterli olmadığını, usulünce belgesiz araştırması yapılmadığını, ayrıca aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de hukuka uygun olduğunu belirterek, bu sebeplerle ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın vasfı itibari ile özel mülkiyete konu edilip edilmeyeceği ile davacı taraf ve miras bırakanları yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’ nun 14 ve 17’nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 … Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali yerine kadastro tutanağının iptaline karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “kadastro tespit tutanağı” ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “kadastro tespitinin” ifadesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİ İLE ONANMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.