Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1782 E. 2023/4381 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1782
KARAR NO : 2023/4381
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/97 E., 2021/2722 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/329 E., 2018/423 K.

Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 667 … Kanun Hükmünde Kararname (667 … KHK) ile kapatılan Yedi Renk Sanat Vakfı’nın son yöneticileri olan davalılar …, …, …, … ve …’ün Yedi Renk Sanat Vakfı yöneticiliğinden azline, 5737 … Vakıflar Kanunu’nun (5737 … Kanun) 10 uncu maddesi gereği görevden alınma müeyyidesinin sonuçlarının uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Yedi Renk Sanat Vakfı 667 … KHK ile kapatıldığından yöneticilerinin görevlerinin de sona erdiği, kapatılmakla görevi biten vakıf yöneticilerinin tekrar mahkeme kararı ile görevden alınmalarını istemekte hukuku bir menfaat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 5737 … Kanun’un 10 uncu maddesinin “Vakıf yöneticileri mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamazlar.” hükmüne havi olduğunu, söz konusu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere vakıf yöneticilerinin görevden alınma müeyyidesinin sonuçlarını doğurması için mahkeme kararı gerekeceğinin açık bulunduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Vakfın terör örgütü kapsamında faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplarla iltisak ve irtibatlı olduğu saptanarak 667 … KHK gereğince kapatıldığı, vakıf yöneticisi davalıların ağır ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle vakfın kapatılmasına neden oldukları, 5737 … Kanun’un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca vakıftaki görevlerinin vakfın kapanması ile son bulduğundan davalıların vakfın yöneticiliğinden azline yönelik talep konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca davalıların beş yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına ilişkin hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/1-b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturularak, davalı vakfın, terör örgütü kapsamında faaliyette bulunan yapı, oluşum ve gruplarla iltisak ve irtibatlı olduğu saptanarak 667 … KHK gereğince kapatıldığı anlaşıldığından, vakıf yöneticisi davalıların ağır ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle vakfın kapatılmasına neden olduklarından, 5737 … Kanun’un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca vakıftaki görevlerinin vakfın kapanması ile son bulduğundan, davalıların vakfın yöneticiliğinden azline (görevden alınmalarına) yönelik talep konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ancak davalıların beş yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına, ayrıca vakıf meclis üyesi olamayacaklarına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili ile davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddinin gerektiğini açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek eksik araştırma ile davanın kabul edildiğini açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davalı Vakfın yöneticilerinin görevden alınmalarının gerekip gerekmediği ve bunun sonucunda hak yoksunluğuna hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 … Kanun’un 10 uncu maddesi, 667 … Kanun Hükmünde Kararnamenin yasalaşmasına dair 6749 … Kanun’un 2 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Vakıf Yöneticilerinin görevden alınmaları yönünden;
5737 … Kanun’un 3 üncü maddesinde; “Yeni vakıf: Mülga 743 … Türk Kanunu Medenisi ile 4721 … Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları, Vakıf yönetimi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 … Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili organı, Vakıf yöneticisi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 … Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili kişi veya yetkili organlarda görev alan kişileri, … ifade eder.”, aynı Kanun’un 10 uncu maddesinde ise; “Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesince görevlerinden alınabilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.

Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Olumsuz dava şartlarından birisi mevcutsa veya olumlu dava şartlarından biri mevcut değilse, davanın esası incelenemez. Bunun amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.

Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Dava şartının eksik olması halinde nasıl bir usul işlemi yapılacağı, 6100 … Kanun’un 115 inci maddesinde belirlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.”

6100 … Kanun’un 114 üncü maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin, her dava açıldığında davacının dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davalıların yöneticisi oldukları Yedi Renk Sanat Vakfı’nın 23.07.2016 tarihli ve 667 … KHK ile kapatılan vakıflar arasında yer aldığı, incelemeye konu davanın ise vakfın kapatılmasından sonra 23.11.2017 tarihinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf istemi üzerine ise; Bölge Adliye Mahkemesince davalıların vakıf yöneticiliği görevinden alınmaları talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ve davalıların 5737 … Kanun’un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca beş yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına, ayrıca vakıf meclis üyesi olamayacaklarına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir.

Eldeki davada, dava tarihinden önce kapatılan vakfın yöneticilerinin görevleri kapatma ile sona erdiğinden, yani dava tarihi itibari ile vakıftaki görevleri sona ermiş olduğundan bu hususta mahkemeden davalıların görevden alınmalarını istemekte davacı yanın hukuki yararının mevcut olmadığı, ancak görevden alınma için ileri sürülen sebeplerin varlığının sabit olması durumunda Vakıflar Kanunu’nun 10/4 üncü maddesi kapsamında yöneticilerin aynı veya başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları yönünde hüküm kurmaya engel bulunmadığı Kanunun açık düzenlemesi gereğidir.

Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, görevden alma talebi yönünden hukuki yarar yokluğundan bu istem yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. 5737 … Kanun’un 10/4 üncü maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları yönünden;
Dava dilekçesinde genel bir ifade kullanılarak davalıların, Vakıflar Kanunu’nun 10 uncu maddesi gereğince görevden alınmaları istenmiş olup, öncelikle davacı yana talebi açıklattırılarak; somut olarak davalıların eylemlerinin 10 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkranın alt bentlerindeki hangi sebebe dayandırdıkları açıklattırılarak, bu açıklama doğrultusunda iddia edilen eylemin somut uyuşmazlıkta sabit olup olmadığı, sözü edilen maddedeki müeyyidenin uygulanması gerekip gerekmediği hususunda gerekirse vakıf kayıtları üzerinde vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ve mali müşavirinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınması, davalılar hakkında vakıftaki görevleri ile ilgili fiilleri dolayısı ile ceza yargılamasına konu dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.