Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4285 E. 2023/2580 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4285
KARAR NO : 2023/2580
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1047 E., 2022/500 K.
KARAR : İstinaf talebinin kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/133 E., 2021/133 K.

Taraflar arasındaki 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 … Kanun) 7 nci maddesi gereğince bedelsiz iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu; … ili … ilçesi … Mahallesi, … Mevkii 1107 ada 18 parsel parsel 7950,79 m² tarla vasfıyla 03.05.2010 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olup taşınmazın beyanlar hanesinde 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/ B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanıcısı ve zeytin ağaçlarının sahibinin … oğlu … olduğu şerhleri bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti mevcut kayıtlarda Hazineye, zilyetliği davacıya ait bulunan dava konusu taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bulunan yerlerden olup 1956 yılında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre, borç senedine istinaden davacıya verildiğini ve bu senet borcunun Ziraat Bankasına ödendiğini, aynı taşınmazın tapu kaydının daha sonra kullanım kadastrosu sırasında Merkez Mahallesi, 1107 ada 18 parsel” olarak değiştiğini, taşınmazın tapu kütüğüne 2/B şerhi konulması üzerine bu hususu düzenleyen 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 … Kanun) 7-1 (b) maddesine istinaden aynı şartları taşıdığı gerekçesi ile dava konusu taşınmazın bedelsiz olarak ilgili sıfatı ile davacıya iadesi istemini içeren … Valiliği Milli Emlak Dairesi Başkanlığına hitaben yaptıkları 26.02.2013 tarihli başvuru dilekçesinin idarece gerekçesiz reddedildiğini, yasal süresi içinde yaptıkları başvurunun reddinin yasalara açıkça aykırı olduğunu bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile bedelsiz olarak, 2/B uygulamasından önce maliki olan davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili; davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 22.10.2012 tarihinde idareye yaptığı başvurusunun “3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan tespit ve tahdit çalışmaları sonucu taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu oluştuğundan iade kapsamında olmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin 31.03.2010 tarihinde askıya çıkarılarak ilan edildiğini, 03.05.2010 tarihinde herhangi bir itiraz ve başvuru olmaması üzerine kesinleştiğini, davanın bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davada husumetin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne yöneltimesi gerekirken husumetin Hazineye yöneltilmesinin yasal bir dayanağı olmadığını, davanın öncelikle hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden incelenerek bu süreler geçmiş ise bu yönden ve husumet yönünden, aksi halde zilyetlik olgusu şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Dava ilk olarak 20.06.2014 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/234 Esas ile açılmış olup İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı … vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından 30.03.2017 tarihli ve 2017/74 Esas, 2017/62 Karar … kararı ile eksik araştırma, inceleme ve uygulamanın giderilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminde bulunan davalı … vekilinin istinaf isteminin kabulü ile; 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/1-(a).6 ncı maddesi uyarınca; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2016 tarihli ve 2014/234 Esas, 2016/236 Karar … kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dosya tüm kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu taşınmazın 1956-1957 yıllarında davacıya verildiğini, davacı tarafından zeytin ağacı dikilerek günümüze kadar kullanıldığını beyan ettikleri, yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunun tespit edildiği, davacının dayandığı tapu kaydının başka bir taşınmaza da revizyon görmediği, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların da dava konusu taşınmaz gibi 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu, bu haliyle dava konusu taşınmazın davacıya 6292 … Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; … ili, … ilçesi, …, 1107 ada, 18 parsel, 7.950,79 m² miktarlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle ; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazların incelenmesini, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmasına davacının itiraz etmeyerek kesinleştiğini, bu çalışmalarda davacı için yapılan kullanıcı tespitinin 6292 … Kanun’un 6 ncı maddesine göre kullanıcıya sadece satın alma hakkı verdiğini, 7 nci madde koşullarının davacı için oluşmadığını, taşınmazın 4753 … Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 … Kanun) çerçevesinde borçlandırma senedi ile kullanımına tahsis edilen yer olduğu, tapu kaydının ipotekli olup senedin tamamının ödenip ödenmediği hususunun net olmadığını, ödense dahi Hazineye ait mülkiyet hakkını davacıya geçirmeyeceğini açıklayarak, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen kullanım kadastrosu ile oluşan dava konusu 1107 ada 18 parsel … 7.950,79 m² yüzölçümlü 2/B taşınmazının, 4753 … Kanun hükümlerine göre davacı adına oluşturulan 01.03.1957 tarihli ve 69 sıra … 17.930 m² yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesine göre, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/1984 Esas, 2015/12552 Karar … emsal kararı da dikkate alındığında, davacı lehine 6292 … Kanun’un 7/1-b maddesinde aranan bedelsiz iade koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu 1107 ada 18 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; 6292 … Kanun’un 9/son maddesi ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25/11/2015 tarihli ve 2015/9667 Esas, 2015/11750 Karar … kararının da dikkate alınmasıyla, 6292 … Kanun hükümleri uyarınca sonuçlandırılan davalarda, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılması ve tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı Hazineye yükletilmesinin, ayrıca davacı lehine, davalı … aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, hal böyle olunca, kamu düzeni kurallarının da dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile; sair istinaf itirazlarının reddine, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-(b).2 ve 355 inci maddeleri uyarınca; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.02.2021 tarihli ve 2017/133 Esas, 2021/133 Karar … kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 1107 ada 18 parsel …, 7.950,79 m² miktarlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin neden kaldırılmadığı ve borçlandırma senedinin tamamen ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını açıklayarak, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 … Kanun’un 7 nci maddesi gereği bedelsiz iade istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 … Kanun’un 7 nci maddesi, 2577 … İdari Yargılama Usulu Kanunu’nun (2577 … Kanun) 2 nci maddesi

3. Değerlendirme
6292 … Kanun’un 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.

Yukarıda izah edilen 6292 … Kanun’un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.

Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.

Somut olayda; davacı vekili, mülkiyeti mevcut kayıtlarda Hazine, zilyetliği davacıya ait bulunan dava konusu taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, 1956 yılında 4753 … Kanuna göre, borç senedine istinaden davacıya verildiğini ve bu senet borcunun Ziraat Bankası’na ödendiğini, aynı taşınmazın tapu kaydının daha sonra kullanım kadastrosu sırasında Merkez Mahallesi, 1107 ada 18 parsel olarak değiştiğini, taşınmazın tapu kütüğüne 2/B şerhi konulması üzerine bu hususu düzenleyen 6292 … Kanun’un 7/1-b maddesine istinaden aynı şartları taşıdığı gerekçesi ile dava konusu taşınmazın bedelsiz olarak ilgili sıfatı ile davacıya iadesi istemini içeren … Valiliği Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’na hitaben yaptıkları 26.02.2013 tarihli başvuru dilekçesinin idarece gerekçesiz reddedildiğini, yasal süresi içinde yaptıkları başvurunun reddinin yasalara açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile bedelsiz olarak, 2/B uygulamasından önce maliki olan davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dolayısıyla, eldeki davanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 … Kanun’un 7 nci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir. Nitekim davacı, dava dilekçesinde dava öncesinde bu istemle idareye başvurduğunu ancak talebinin reddine karar verildiğini dile getirmiştir.

Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacının eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 … Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı adına tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 … Kanun’un 33 üncü maddesi). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, açılan davanın, 2577 … Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ve İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ile 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar … kararları da bu doğrultudadır.

Hal böyle olunca; davacının talebi bakımından davanın az yukarıda açıklanan gerekçelerle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.