Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/548 E. 2023/5964 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/548
KARAR NO : 2023/5964
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/8 E., 2021/45 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …/Merkez …Mahallesi çalışma alanında bulunan 25 ada 65 parsel … 5276 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, meradan açma olduğundan bahisle … Belediyesi adına tespit edilmiş, daha sonra taşınmazın dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmıştır. Kadastro tespitinden önce davacı …’ın, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde adına tescil istemiyle açtığı dava görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın mera olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı … vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2018/5883 esas ve 2019/1011 karar … ilamla çekişmeli taşınmazın, … tarafından 1939 yılında kadim meradan sürülerek tarla haline getirildiğinden bahisle 1967 yılında … Belediyesi adına tespit edildiği, yapılan bu tespite karşı … oğlu … tarafından yapılan itirazın Komisyonca reddedilmesi üzerine, … tarafından Hazine ve Belediye hasım gösterilerek dava açıldığı ve 1967/50 Esasa kaydı yapılan bu dava nedeniyle taşınmazın tapu kaydının malik hanesinin boş kaldığının anlaşıldığı, davacı …, çekişmeli taşınmazı babasının 18.05.1973 tarihinde …’den satın aldığını, 1990 yılında da taşınmazı kendisinin babasından satın aldığını belirterek … aleyhine 09.05.2012 tarihli dilekçesiyle dava açtığı, yargılama sırasında …ve … oğlu …’in nüfus kaydı dosyaya getirtildiği şahsın 07.05.1946 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, mirasçıları aleyhine yargılamaya devam edildiği, ne var ki, dosya arasına nüfus kaydı getirtilerek vefat ettiği belirlenen ve yargılamaya mirasçıları aleyhine devam edilen …’in, tespite itiraz eden … oğlu … olmadığı anlaşılmakta olup, Mahkemece yanlış hasım hakkında yargılama yapılması usul ve yasaya uygun bulunmadığına ve eldeki davanın … oğlu … tarafından, Hazine ve … Belediyesi aleyhine açılan 1967/50 Esas (bozma sonrası 1971/26 Esas, 1972/28 Karar) … davanın devamı niteliğinde olduğunun ve bu itibarla … oğlu …’in yanında 1967/50 Esas … dosyanın davalıları olan Hazine ve … Belediyesi’nin de davada yer alması gerektiğinin göz ardı edilmiş olmasının hatalı olduğuna işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu yer ve çevresinin öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olduğu, sonradan dava konusu yerlerin tarım arazisi haline dönüştürülmesinin veya yapı yapılmasının mera niteliğini ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından her ne kadar önceki kararda dava konusu taşınmaz …mahallesi 25 ada 65 nolu parsel olarak hüküm kurulmuş ise de gerçekte böyle bir parselin bulunmadığı dava konusu yerin … İli Merkez İlçesi … 2. … Mahallesi 25 ada 65 nolu … taşınmaz olduğu anlaşılarak davanın reddine malik hanesi boş bırakılan dava konusu 25 ada 65 nolu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükme karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 59,30 TL peşin harca mahsubu ile kalan 210,55 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.