YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6807
KARAR NO : 2023/5093
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2115 E., 2022/481 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/357 E., 2021/453 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda; … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 168 ada 1 parsel … 20.172,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ve beyanlar hanesinde 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, üzerindeki fındık ağaçlarının … kızı …’un kullanımında olup halen kendisine ait olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve 05.08.2010 tarihinde tescil edilmiş, 10.05.2016 tarihinde Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) uyarınca satın almaya nedeniyle adı geçen kullanıcı adına kayden tescil edilmiş, malikinin 1/2 payını satışı nedeniyle 04.11.2020 tarihinde 1/2 payı … adına tescil edilmiştir.
2.Davacı … vekili 23.12.2020 tarihli dava dilekçesinde; davalının annesi olması ve taşınmazın sonrasında kendisine intikalinin mümkün olacağı düşüncesi ile davalı adına tespit görmesine itiraz etmediğini, üzerindeki fındıkların eşi tarafından dikildiğini, taşınmaz esasında muris …’dan gelme taşınmaz olduğunu, miras hakkının bulunduğunu, davalı adına yapılan tespitin haksız olduğunu, …’e devri yapılan 1/2 hisse üzerindeki fındık ağaçlarının davacı payına düşen bedelinin tespiti ile belirsiz alacak olarak ve şimdilik fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL’ye hükmedilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesini, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul görmemesi halinde davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının muris tarafından dikildiğinin tespiti ile davacı payına düşen bedelin belirsiz alacak olarak ve şimdilik fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL’ye hükmedilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … Coşğun vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı tarafından edinildiğini, taşınmazın 1/2 hissesinin …’e satıldığını, taşınmazın 2B sınırları dışına çıkarıldığını, davalının bedeli ödeyerek taşınmazı Hazineden satın aldığını, bu idari işlem iptal edilmeden tapu iptal ve tescil davasının açılamayacağını, davacının taşınmazda hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6292 … Kanun kapsamında satış ile davalı tarafından dava konusu taşınmazın bedel ödenerek Hazineden satın alındığı, tesciline dayanak idari işlem ayakta olduğu sürece tapu iptal tescil talebinin dinlenmesi mümkün bulunmadığı; terditli talep olan dava konusu taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının muris tarafından dikildiğinin tespiti ile bedeli 100 TL’nin davacıya verilmesi talebinin ise taşınmazın üstünün altına tabi olması, üstündeki ürünlerin ayrı bir mülkiyetinin bulunmaması, ancak istisnai bazı hallerde taşınmazın üzerindeki ürünün (fındığın) mülkiyetinin tespiti isteminde hukuki yarar olabileceği, somut olayda ise böyle bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptal tescil talebinin ve terditli talep olan dava konusu taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının muris tarafından dikildiğinin tespiti ile bedeli 100 TL’nin davacıya verilmesi talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yapılan keşifte tanıklarının dinlenmediğini, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı tarafça süresinde verilmeyen cevap dilekçesindeki beyan ve delillerin dikkate alındığını, taşınmazın muristen kaldığını, fındık ağaçlarınında muris tarafından davacının desteği ile dikildiğini, terditli talep yönüyle davalarının aydınlatılmadan karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce 2016 tarihinde taşınmazı, 6292 … Kanun hükümlerine istinaden davalı … sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası ile 3402 … Kadastro Kanunu’nun 19.maddesi uyarınca muhdesat şerhinin düzeltilmesi davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 … Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup davacının malik olmadığı göz önünde bulundurularak ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın 6292 … Kanun’a dayalı olarak satılmasından sonra önceki hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde ağaç bedelinin tazmini davasının dinlenip dinlenemeyeceği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Ek. 4 ve 12/3 üncü maddesi, 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 … Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince, 6292 … Kanun kapsamında satış ile davalı tarafından dava konusu taşınmazın bedel ödenerek Hazineden satın alındığı, tesciline dayanak idari işlem ayakta olduğu sürece tapu iptal tescil talebinin dinlenmesi mümkün bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki ürünler yönüyle ayrı bir mülkiyetinin bulunmadığı, arza tabi olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de benzer gerekçelerle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamıyla uyumlu olduğu söylenemez.
2. Dava konusu 168 ada 1 parsel … taşınmazın tespiti 25.06.2010 tarihinde yapılmış, askı ilan süresi içinde dava açılmadığından 05.08.2010 tarihinde kesinleşmek suretiyle Hazine adına tescil edilmiş, eldeki dava ise 23.12.2020 tarihinde açılmıştır.
3. Davacı …, 1997 yılında ölen murisi İhsan Coşgun’dan kaldığı ağaçlarında muris tarafından dikildiğini öne sürdüğüne, diğer bir anlatımla davacı kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak eldeki davayı açtığına göre 3402 … Kanun’un 12/3 üncü maddesinde öngörülen dava şartı niteliğinde bulunan 10 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği tartışmasızdır. İlk Derece Mahkemesince işin esasının incelenebilmesi, ya da tespitin kesinleşmesinden sonra taşınmazın Hazine tarafından satılması sonucunda davalı adına oluşan tapu kaydının hukuki geçerliliğinin tartışılabilmesi için öncelikle dava şartı olan hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının denetlenmesi gerekir. Dava şartı kamu düzeninden olup taraflarca ileri sürülmese bile resen gözetilmesi gerekir.
4. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince 3402 … Kanun’un 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ve bu gerekçeye göre de karar tarihine göre yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine maktu vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken nispi olarak hesaplanmış avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemişse de ret kararı sonucu itibariyle doğru olup yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ayrıca bozma nedeni yapılmamış ve hükmün aşağıdaki şekilde düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin belirtilen itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin yukarıda (V.C.4) bölümünde açıklanan nedenlerle,
3. İlk derece Mahkemesi kararının 3 nolu hüküm fıkrasında yer alan “Davalı lehine 43.848,75 tl vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine ” Karar tarihine göre yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 9200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine” sözlerinin yazılmak suretiyle hükmün ve gerekçenin bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.