YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6969
KARAR NO : 2023/3338
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/406 E., 2022/439 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi sınırları içinde bulunan sınırlarını bildirdiği yerin tapulama harici bırakıldığını, 20 seneyi aşkın süreden bu yana müvekkilinin zilyetliğinde olup, malik sıfatıyla müşterek olarak ekilip biçildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asli müdahiller … ve arkadaşları 31.12.2015 tarihli asli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muristen kaldığı iddiasıyla tüm mirasçılar adına tescilini talep etmişlerdir
3.Asli müdahiller … ve arkadaşları vekili 28.01.2016 tarihli asli müdahale dilekçesinde; müvekkilleri tarafından dava konusu yerler ile ilgili temliknameler nedeniyle davacılar yanında asli müdahale talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 12 ve 17 nci maddeleri ile 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca aranan şartların oluşmadığını, 10 yıllık süre içinde itiraz edilmediğini, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapılan 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50.000 ölçekli metropolitan alan nazım planı içerisinde bulunduğunu ve koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar planı dışında kaldığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, ayrıca Hisarbeyli mahallesi, köy statüsünde iken köylülerin ortak kullanımında olduğunu bu nedenle de davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve yasaya aykırı olarak açıldığını, görev yönünden Kadastro Mahkemesinde açılması gerektiğini, 3402 … Kanun’un 17 nci maddesi gereği orman sayılan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, yine tespit harici bırakılma işleminin kadastral işlem olduğu, Kadastro Kanununun 12 nci maddesi gereği 10 yıllık süre içerisinde itiraz edilmediği dikkate alınarak açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2014/716 Esas, 2016/325 Karar … kararıyla; davanın kabulü ile 30.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 8652,57 m²’lik taşınmazın davacı ve tüm asli müdahiller adına hisseli olarak tapuya tesciline; (B) harfiyle gösterilen 3382,93 m²’lik taşınmazın asli müdahillerden … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve … tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2019/1034Esas, 2019/2463 Karar … ilamında özetle; “tescil davasına konu taşınmaz açısından yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği,en eski ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının incelenmediği, taşınmazın hangi tarihte imar planına alındığı ve imar planı içerisine alınma tarihinden geriye doğru 20 yıl kazandırıcı zilyetliğin bulunup bulunmadığı ,çekişmeli taşınmazın eğiminin ne olduğunun beşirlenmediği anılan eksikliklerin giderilerek yeniden inceleme ve keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilerek hüküm araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 14.06.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 8652,57 m²’lik taşınmazın davacı ve tüm asli müdahiller adına hisseli olarak tapuya tesciline; (B) harfiyle gösterilen 3382,93 m²’lik taşınmazın asli müdahillerden … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;çekişmeli taşınmazın yargılama sırasındayapılan orman kadastrosunun dışında kalsa da bu tarihe kadar orman sayılması gerektiği, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanların Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hazırlanmış 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50000 ölçekli … Metropoliten Alan Nazım İmar Planı kapsamında kaldığını, ayrıca …’nın 2009 tasdik tarihli 1/100.000 ölçekli … İl Çevre Düzeni Planı kapsamında bulunduğunu, ancak Yerel Mahkemece dava konusu taşınmazın imar planı içerisinde oluşunun dikkate alınmadığını, TMK’nin 713 üncü ve 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddesindeki koşulların oluşmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz için davacı ve asli müdahiller yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi, 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri, 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun)
713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın 1942 yılına ait hava fotoğrafında, ağaçsız doğal otluk ve kısmen makilik olup arazi kadastro parsellerinden farklı görüldüğü,1968 hava fotoğrafının 1942 yılı hava fotoğrafı ile benzer olduğu, tarım alanı olmadığı ve çekişmeli taşınmazın 1980 yılında onaylanan Metropolitan Nazım İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı belirtilmiştir.
… İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Planlama Müdürlüğünce dosyaya gönderilen 29.06.2015 tarihli yazıda, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihli ve 1/50.000 ölçekli Nazım İmar planında “tarımsal niteliği korunacak alanda” bildirilmiştir.
3194 … İmar Kanunu’nun 8/b maddesinde “İmar Planları, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir” hükmüne yer verilmiştir.
3402 … Kadastro Kanunu’nun ihya edilen taşınmaz mallara ilişkin 17 nci maddesinin 2 nci fırkası, “il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz” hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların, imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerekir. Burada bahsedilen imar planı, 3194 … İmar Kanunu’nun (3194 … Kanun) 8/b maddesinde tanımlanan, nazım ve uygulama imar planı olup, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli nazım imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar geçen zilyetlik süresinin 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesi uyarınca aranan 20 yıla ulaşmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın açıklanan sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.