YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8076
KARAR NO : 2023/5185
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1737 E., 2022/1113 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/20 E., 2021/46 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama Kadastrosu sırasında, … ilçesi Namık Kemal Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 955 ada 3 parsel … 21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 19.16 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 955 ada 2 parsel … 85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 94,94 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2019 tarih ve 2018/69 Esas, 2019/26 Karar … kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
2. Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 06.09.2019 tarih ve 2019/459 Esas, 2019/639 Karar … kararıyla; “Mahkemece, dosyaya sunulan bilirkişi raporları esas alınarak, hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı, tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtıp yansıtmadığı hususlarını açıklamaktan uzak, tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakıştırılmadığı, davacı parselinin eski ve yeni yüzölçümleri arasındaki farkın nedenlerinin tartışılıp yöntemince değerlendirilmediği ve uygulama kadastrosunun ilke ve esaslara göre yapılıp yapılmadığını denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu açıklanarak; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dosya içerisinde bulunmayan ada raporu, çekişmeli taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrolarına ait ölçü krokileri, ölçü çizelgesi ve hesap cetveli getirtilerek önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman harita mühendisi bilirkişi kurulu, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar (ve tesisler) bulunup bulunmadığı sorularak, varsa yerleri bilirkişilere işaretlettirilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, üç kişilik teknik bilirkişi kuruluna araştırma ve inceleme yaptırılarak denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “dinlenilen bilirkişilerin, dava konusu 3 parseldeki yapı 2 parseldeki yapıda 100 yıldan fazladır, aralarındaki sınırın sabit olduğu şeklinde beyanda bulunmaları, alınan bilirkişi raporunda 2013 yılı hava fotoğraflarında 955 ada 2 ve 3 parsellerin içinde bulunduğu yapıların ve sınırların net olarak görüldüğü, keşif sırasındaki duruma benzer oldukları, eski paftayı gösteren paftanın zemine uymadığı fakat yenileme hattının zemine uyumunun bulunduğunun belirtilmesi, dava konusu parseller arasındaki sınırın geçerli sınır olarak kabul edilmesi gerektiğinin ve yenileme çalışmalarındaki sınırın sabit sınır kabul edilmesinin teknik olarak doğru olduğunun, keşifte yapılan ölçüm ile yenileme çalışmalarında yapılan ölçü ve yenileme sınırlandırma ve ölçü krokisi ile uyumlu olduğunun, tapulama çalışmalarında sınırlandırma yönüyle hesap hatasından ziyade ölçü hatası yapıldığının, parsellerin yüz ölçümlerindeki farklılıkların tesis kadastrosu sırasında kullanılan teknolojinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek eski hava fotoğrafları, ilk tesis kadastro paftası, yenileme paftası ve keşifte yapılan ölçüler birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait 955 ada 3 parselin yenileme çalışmalarındaki sınırlarında ve yüz ölçümü hesabında herhangi bir hata olmadığının ve yenileme sonucu belirlenen sınırların doğru olduğunun belirtilmesi ve bilirkişi heyeti raporunun hükme esas almaya elverişli olması nedeniyle, Kadastro Kanunu 22/2-a gereğince yapılan çalışmanın, 3402 … Kanunu’nun 22/2-a maddesiyle 29.11.2006 gün ve 26361 … Resmî Gazete’de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe uygun olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacı Hazine’nin davasının reddine, çekişmeli … ili … İlçesi Namıkkemal Mahallesi 955 ada 2 ve 3 parsel … taşınmazların uygulama tutanakları gibi tapuya tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazine adına kayıtlı 955 ada 3 parsel … taşınmazın yüz ölçümünün uygulama kadastrosu sırasında eksik olarak tespit edildiğini, taşınmazın sınırları ile davaya konu taşınmaz sınırlarının ilk tesis kadastrosundaki köşe sınırları ile çakışmadığını, tesis kadastrosunda belirlenen sınıra bağlı kalınmadığını, kendi taşınmazları ile davalıya ait taşınmaz arasındaki sınırın hatalı olarak belirlendiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,
3402 … Kanun’un 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.