YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/971
KARAR NO : 2022/4188
KARAR TARİHİ : 27.04.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : 6292 Sayılı Kanun Gereğince Yapılan Satış Sonucu Oluşan Tapu Kaydının İptali Ve Tescil
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesince ek karar ile Daire kararı kesin olduğundan temyiz isteğinin reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesinin iş bu ek kararı ve hüküm temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında Kandıra İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 169 ada 7 parsel sayılı 12.910,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava ve temyize konu J harfi ile gösterilen 448,40; L harfi ile gösterilen 518,95 ve S harfi ile gösterilen 449,25 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin 2011 yılından beri …’ın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 05.09.2013 tarihinde tescil edildikten sonra 13.08.2015 tarihinde bu bölümlere ilişkin payları ihtiva eden kısım 6292 Sayılı Kanun gereğince …’a satılarak bu kişi adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
Davacı …, … ve …, 19.02.2018 tarihinde çekişmeli taşınmazın J, L ve S harfleri ile gösterilen bölümlerinin davalı tarafından kendilerine 18.11.2016 tarihinde devredildiğini öne sürerek bu bölümlere yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, ilk derece mahkemesince 07.11.2019 tarihli ek karar ile Daire kararı kesin olduğundan temyiz isteğinin reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından iş bu ek karar temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile … yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim …, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme … güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma …, … yargılanma … kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, 6292 Sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğine yöneliktir.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan … yargılanma … kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma …, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/787 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.11.2019 tarihli ve 2018/97 Esas, 2018/636 Karar sayılı ek kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan, ek kararın kaldırılmasına karar verilerek esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden önceki bir tarihte açılması gerektiği, buna karşın eldeki davanın 19.02.2018 tarihinde açılmış olup, taşınmazın 6292 Sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki tarih olan 13.08.2015 tarihinde davalı adına tapuya tescil edildiği, dolayısı ile davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı …, … ve …, çekişmeli taşınmazın J, L ve S harfleri ile gösterilen bölümlerinin davalı tarafından kendilerine devredildiğini öne sürerek dava açmış, davalı … ise 23.02.2018 tarihli imzalı beyanı ile açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 308 ve devamı maddelerine göre kabul, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı tarafından dava kabul edildiğine göre davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının kabul beyanı gözardı edilerek davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2019 tarihli ve 2019/787 Esas, 2019/623 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 27.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.