YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1014
KARAR NO : 2023/5564
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/849 E., 2022/826 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/706 E., 2021/68 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 1 parsel … taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 … yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’ün fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) uyarınca …’e satılarak 30.10.2015 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacılar … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; … ilçesi … Köyü 117 ada 1 parsel … taşınmazın, … tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi olarak 30 yılı aşkın bir süre kullanıldığını, taşınmazın bulunduğu mevkiide 1996 yılında bu yerin 6831 … Orman Kanunu’ nun (6831 … Kanun) 2-B maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda Hazine adına orman sınırları dışında bırakıldığını ve bu çalışmalar sırasında müvekkilleri olan davacıların taşınmazın başında bulunmamaları nedeni ile kullanıcı tespitinin davalı … adına yapıldığını, davalının, davacılara hakları oranında pay sahibi olacaklarını ve henüz tapuyu almadığını, aldığında bu yanlışlığı düzelteceğini taahhüt ettiğini, ancak davacıların bu yeri milli emlak müdürlüğünden davalının satın aldığını yeni öğrendiklerini, taşınmazın davacıların murisi … tarafından 30 yılı aşkın bir süre önce imar ve ihya edilerek tarım alanı haline getirildiğini ve ölümüne kadar burayı zilyetliğinde bulundurduğunu, nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, murisin sağlığında evlatları arasında mal taksimi yapmadığını, davalının muris …’ın yasal mirasçısı olmayıp damadı olduğunu, davalı tarafça taşınmazın bir başkasına satışının söz konusu olamayacağını ileri sürerek, taşınmazın muris …’ın kanuni mirasçıları adına yazılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açıldığını, müvekkili olan davalının dava konusu yeri 1980 yılında çalılık bir halde iken kullanmaya başladığını, bu yeri temizlediğini, ilk olarak hayvanlar için sonrasında ise buğday ekerek bir tarla haline getirdiğini, 30 yıl aralıksız bu gayrimenkulü kullandığını, davalının kayınpederinin, bu yeri davalı kullanmaya başladıktan yıllar sonra, ufak bir kısmını kendi ihtiyaçları için ekmek üzere davalıdan müsaade istediğini ve davalının da ufak bir kısmını zaman zaman kullanmasına müsaade ettiğini, bu konuda bir anlaşmazlık bulunmadığını, ancak zaman zaman ufak bir kısmı kullanmasının maliki olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalının kendisine ait toprağı kayınpederinin kullanmasına izin vermekle yetindiğini, nitekim davalının yasal olarak sahibi olduğu bu hakkı meşrulaştırmak için ilgili yerlere başvuruda bulunulduğunu ve 10.102012 tarihinde satın almak için başvurulması sonucu gerekli işlemlerin yapılarak 30.10.2015 tarihinde davalının arazinin tapusunu üzerine aldığını, kadastro tutanağının 3 ay askıda kaldığını, ancak davacıların bu tutanağa hiçbir itirazlarının bulunmadığını, gayrimenkulün mülkiyetinin yasal olarak müvekkili adına geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların eldeki davayı, dava konusu 117 ada 1 ada parsel yönünden 6292 … yasa uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtıkları, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan devir işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak işlem iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın dinlenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Davaya konu edilen … ilçesi … Köyü Elmalık mevkiinde bulunan 117 ada (1) no.lu parselin davacıların murisi … tarafından imar ve ihya edilerek 1973 yılından vefat tarihi olan 2004 yılına kadar nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla tarla olarak kullanıldığını, 1976 yılında 766 … Tapulama Kanununa göre yapılan tapulama tespit çalışmaları sonucunda, davaya konu edilen (eski parsel no:53) taşınmazın muris … adına tespit edildiğini, bu tespite karşı davalının murisi İbrahim ÇÖR ile birlikte birkaç kişinin itiraz ettiklerini, … Tapulama Mahkemesinin 1979/6 Esas sırasında görülen davada mahkemece verilen 28/05/1980 T, 1979/6 Esas ve 1980/26 Karar … karar ile davalıların itirazlarının reddi ile taşınmazın tespit tutanağı gibi davalı … adına tesciline dair karar verildiğini, ilgili mahkeme kararına Orman Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine dava konusu taşınmazın tapulama dışı bırakıldığını, dosyada mevcut bu mahkeme kararının, yerel mahkemece yanlış değerlendirildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde, 1981 yılında 6831 … Kanun’ un 2/B maddesi uyarınca yapılan 2/B çalışmaları sonucunda, dava konusu taşınmazın davacıların murisi … adına orman rejimi dışına çıkartıldığını, taşınmaz üzerinde davalı … ve murisi İbrahim ÇÖR’ün kullanımının bulunmadığını, bu durumda taşınmazın kök muristen kaldığını kabul etmek gerektiğini, taşınmaz üzerinde hiç bir zaman kendisi ve murisinin kullanımı olmamasına rağmen davalının tespit bilirkişisi olması nedeniyle haksız olarak taşınmazın kendi adına tespitini yapmasının mahkemece olağan kabul edildiğini, davaya konu edilen taşınmazın bulunduğu köyde 6831 … Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazlarda 3402 … Kadastro Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesine istinaden yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, bir kısım parsellerin davalılar adına tespit edildiğini ve kesinleşen tespit tutanaklarından sonrada tespit malikleri adına Maliye Hazinesince bedeli karşılığında satışı yapılarak tapularının tesis edildiğini, bir kısım mirasçılar tarafından bu yerlerin kök murislerinden intikal ettiği ve tespit tutanaklarından haberdar olmadıkları ileri sürülerek tapu İptal ve tescil davası açıldığını, … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20l3/293 esasında bakılan davada mahkemece bir kısım parseller hakkında davanın kabulüne dair karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın Hazine tarafından dava tarihinden önce 6292 … Kanun uyarınca davalıya satıldığı, taşınmazın davalı adına tescil edilmesinden sonra tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 … Kanun gereğince satılan taşınmazlar hakkında açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu’ un Ek 4 üncü maddesi ve 6292 … Kanun hükümleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.